menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayram değil, seyran değil...

194 0
10.02.2026

Avrupa’dan Ankara’ya sıcak mesajlar gelmeye başladı. Bayram değil, seyran değil, AB’nin bu yakınlaşma arzusu nereden kaynaklanıyor dersiniz. Bu ilgi AB’den 2018’den beri dondurulmuş olan Türkiye’nin üyeliğine yeşil ışık sayılabilir mi?

Son haftalarda ilişkilerde bazı olumlu gelişmeler yaşanıyor; bunlar daha çok ekonomik iş birliği, gümrük birliği güncellemesi, belli meslek grupları için vize kolaylığı ve stratejik ortaklık alanlarında yoğunlaşıyor. "Stratejik ortaklık” dedikleri savunma alanında iş birliği gündemde. Avrupa Türkiye konusunda ihtiyatlı yakınlaşma çabasında. Öncelikleri bizi, Kore tecrübesinden yola çıkarak “ucuz asker deposu” gibi gördüklerinden “asker” ihtiyaçlarını buradan karşılama düşünceleri var. Bize şöyle bir akıl da verebilirler: “gömen gençleri, işsizleri askere alın bize gönderin”. Rusya ile muhtemel bir çatışmada 2. Cephe, yani, muhtemel bir “vekalet savaşı” için savaş paratoneri, sıçrama tahtası olarak Türkiye’nin Jeo Politik, Jeo Stratejik ve Teo Politik öneminin farkındalar ve bunu kendi güvenlikleri için değerlendirmek istiyorlar. Türkiye bu anlamda göç, güvenlik, iklim, ekonomi gibi sebeplerle stratejik bir ortak olarak görülüyor.

1999'dan beri AB aday ülkesi ve 2005'te üyelik müzakereleri başladı. Ancak Kıbrıs sorunu, yargı bağımsızlığı, temel haklar ve demokrasi alanındaki gerilemeler ileri sürülerek, süreç 2018'den beri askıda. Bugüne kadar sadece 1 fasıl, “Bilim ve Araştırma” fasılı tamamlandı, 16 yeni fasıl açıldı ve 8 fasıl Kıbrıs sebebi ile bloke edildi.

Öte yandan üyelik için gerekli reformlarda ilerleme kaydedilmediği için müzakereler dondurulmuş halde. AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, son raporlarda Türkiye'de hukuk devleti ve demokrasi standartlarından uzaklaşıldığını vurgulamıştı. AB Komiseri Marta Kos, 5-6 Şubat’ta Ankara'da Hakan Fidan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve diğer yetkililerle görüştü. Görüşmelerde Türkiye'nin AB üyelik süreci de ele alındı, ancak öncelik gümrük birliğinin modernizasyonu, vize kolaylıkları ve mülteci desteği oldu. Taraflar, 1995 tarihli gümrük birliğinin güncellenmesi için çalışmaya devam etme konusunda anlaştı. Avrupa Yatırım Bankası'nın (AYB) Türkiye'deki faaliyetlerini yeniden başlatması memnuniyetle karşılandı ve 200 milyon avroluk yenilenebilir enerji kredisi imzalandı!

İş’in püf noktası şurası; AB, Türkiye'yi Ukrayna sonrası dönemde, savaş sonrası yeniden yapılanma, Karadeniz güvenliği konularında kritik bir ortak olarak görüyor ve ilişkileri bu anlamda "yeni bir gözle" değerlendirme eğiliminde. Bu gelişmeler, AB-Türkiye ilişkilerinde bir "ısınma" sinyali verse de bu merhalede üyelik için yeşil ışık anlamına gelmiyor. AB çevrelerinden verilen mesaj Müzakerelerin yeniden başlaması, Türkiye'de hukuk, demokrasi reformları ve Kıbrıs gibi jeopolitik sorunların çözülmesine bağlı. Hukuk başlığı altında İmamoğlu, Demirtaş davaları, Kürt sorunu, 15 Temmuz sonrası yaşanan KHK’larla ilgili. AB tarafında bir yandan genişleme yorgunluğu yaşanırken, öte yanından üyelik için Ukrayna ve Moldova savaş şartlarında ve Ukrayna’daki yolsuzluk, hukuksuzluğa rağmen öncelikli.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in son dönemde Türkiye ile ilgili son açıklamaları genellikle stratejik ortaklık, gümrük birliği modernizasyonu, göç/vize ve güvenlik iş birliği gibi pratik alanlara odaklanıyor; tam üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasına dair net bir taahhüt veya yeşil ışık yok. Bu konuda AB ülkelerinin Türkiye’ye ihtiyacı var çünkü. Özellikle de askere!

Von der Leyen AB’de Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos'un 5-6 Şubat........

© Haber Vakti