menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kutlu Doğum 84

2 0
wednesday

KUTLU DOĞUM 84 

Kutlu Doğum başlığında hazırlanan bu yazı serisi, Peygamber Efendimiz’in (asm) kâinattaki merkezi konumunu ve sünnetinin ehemmiyetini Risale-i Nur perspektifiyle ele almaktadır. 
Kâinat kitabının kutsal bir fihristi olan Kur’ân-ı Kerîm ve 
bu mukaddes caddenin rehberi olan Fahr-i Âlem Efendimiz (asm), 
yeryüzünü kuşatan nurani bir hakikattir. 
Asırlardır İslam peygamberleri, âlimleri ve evliya tarafından tasdik edilen bu hakikat, 
Hz. Muhammed’in (asm) insanlık için en büyük ve olmazsa olmaz bir rehber olduğunu gözler önüne sermektedir.
Barla Lahikasından aktardığım bu yazıda Abdülkadir-i Geylânî (k.s.) ifadesiyle 
Fahr-i Âlem Efendimiz’in (asm) nuruna ve davasına işaret etmektedir. 
Hatta Onun tasarrufuyla asırlar sonra ümmetin içinden çıkacak olan Kur’an hizmetkârlarını manen müjdelemiş ve 
ahir zamanın dehşetli fitnesine karşı Hz. Peygamber’in (asm) sünnetine sarılan nurani bir silsilenin geleceğini haber vermiştir.
Bu bağlamda, Asâ-yı Mûsa'dan yapılan alıntıyla "es-sebebu ke'l-fâil" (sebep olan yapan gibidir) düsturu çerçevesinde, 
Peygamberimiz’in (asm) ümmetinin iyiliklerinden aldığı sevapların "kümülatif artış" mantığıyla,
kıyamete kadar devam edeceğini belirtmektedir. 
Kur’ân-ı Kerîm’in her harfinin O’nun manevi şahsiyetine nurlar akıtması ve 
O’nun manevi şahsiyetinin bir Cennet Tuba ağacı gibi olacağı, Kur’anî hakikatlerle açıklanmaktadır.

“Diğer taraftan da Bediüzzaman Said Nursî ra, hayatının en mühim ruhi inkılabını yaşarken Abdülkadir-i Geylânî’nin Fütuhu'l-Gayb kitabındaki rehberliğiyle teselli bulmuş ve asırlar........

© Haber Gündemim