menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÜLİSTAN

8 0
22.04.2026

Hepimizin bildiği bir hikâye vardır. Babası oğluna sürekli sen ADAM olamazsın dermiş. Yıllar geçmiş çocuk büyümüş VALİ olmuş, babasını makamına getirtmiş ve babasına “baba sen bana ADAM olamazsın diyordun ama ben VALİ oldum” demiş. Babası da “ben sana VALİ olamazsın demedim ADAM olamazsın dedim” demiş. 

Yıllar geçti şimdi ise bu hikâye bir değişimi hak etti. Yeni söylem şu olmalı ben sana VALİ olamazsın demedim İNSAN olamazsın dedim. Çünkü Tunceli’ de yaşanmış olduğu iddia edilen insanlık dışı olayda yaşanan süreç doğruysa bu durum bize gösteriyor ki her geçen gün kötüye giden şeylere sebep olan şahısların çoğunluğu eğitimli, kültürlü ve makam sahibi olanlar.

Eskiden birey adam olamadığında üzülürdü eşi dostu ve çevresi şimdi ise İNSAN olamadığında hayrete ve dehşete düşüyor eşi dostu ve çevresi. Biz ne ara bu hale geldik. Ne oldu bize…

Bir insan yokluktan, ailesiz büyümekten, imkansızlıklardan veya girdiği çıkmazlardan suç işlemek zorunda kalabilir. Tabi ki suç bir başkasına maddi veya manevi zarara sebep olduğundan kabul edilebilir bir şey değildir. Bir de birçok imkana sahip, güç sahibi, makam sahibi ve topluma örnek olması gereken kişilerin bu sahip olduğu imkanları kötüye kullanarak suça karışması ya da suç işlemesi ne yerde ne gökte ne bu dünya da ne de öteki dünya da anlaşılabilecek bir durum değildir diye düşünüyorum.     

Eğer haberlerden izlediğimiz şeyler doğruysa yıllar önce Tunceli’ de gül bahçesini kurutanların soyu sopu kurusun desek yeridir. Genç bir kızın yaşama hakkını elinden alanların, sebep olanların, ört bas edenlerin, göz yumanların canı cehenneme desek yetmez, kâfi gelmez.     ........

© Günışığı Gazetesi