Lapa Lapa Kar Yağıyor
Kara tahta, kara önlük, beyaz yakalık benim ilk okulda ilk okuma yazmaya geçtiğimde öğretmenim bu cümleyi yazdırmıştı. Kara tahtanin üzerine beyaz tozlu tebeşirle "Lapa lapa kar yağıyor." Cümlesini yazıp sonuna noktayı koyduğumda, bir film şeritinin en net karesiydi. Dışarda kar yağıyor öğretmenim bu cümleyi söylediginde tahtaya tane tane yazdığımı baş harfini büyük yazdığımı dün gibi hatırlarım. Arkadaşınızı alkışlayın dediginde şarkın şaşkın bakmiştim belki de. İlk okuma yazmaya geçenlere kırmızı kurdale takılırdı. O anı, o ruhu, o güzelliği nasıl kelimelere dökecektim Okuma yazmaya geçenlerin yakasına kırmızı kurdale takılması kırk yıl önce nasıl bir sevinçti bir çocuk için. Şimdiki gibi kar yağmasını özlemle beklemezdik yağardı yağardı diz boyu olurdu. Mevsimler yerlerini, sırasını şaşırmamıştı, kış kışlığını yapacak, yaz yazlığını. Okuma Bayramı'nda öğretmenim kırmızı kurdaleyi yakama taktıgında neler hissetmiştim. O çocuksu sevinci o alkış sesinin halen kulaklarımda oluşu, kar kokusuyla birleşince alın size bir kar hatırası. Yıllar sonra okuma yazmayı ev hanımlarına oğrettigimde de o heyecanı yaşamıştım. Süt sağan, dantel yapan, ekmek pişiren eller şimdi kalem tutuyordu. Her harfi öğretirken, kalem tutan elleri gördüğümde tahtaya yazdığım o cümle gelir. Yakama takılan o kırmızı kurdale hep yolumu aydınlatan bir ışıktı. Çizgili defterlere, kareli defterlere ne çok kelimeler, cümleler sığdıracaktım. Güzel konuşma ve yazı dersimizi de iple çekerdim.hokkalı kalemler (mürekkebe batırıp yazılan) dolmakalemler , mürekkep silgisini de unutmayalım. ya çizgisiz kağıda yazmayı nasıl öğrenecektik , altına çizgili kağıt koyup ne çok kompozisyon yazardik.ya defterlerin kenarına yaptığımız süsler. Yanlış yazdığımızda kullandığım silgiler pelikan (yeşil silgi) bir de kokulu ve renkli silgileri unutmayalım, silğimizin ortasını delip boynunuza astığımız günleri de unutmadık, kalemtraş ile (açacak) çöp kovasının kenarına gidip kalem açmanızı özlemle şimdi yazıyorum. Sobayı yakan hademe dersin ortasında kova ile sobaya kömür atarken ne mutlu olurduk. Silgimizin ortasını delip boynunuza assak ta sıra arkadaşımıza silğimizin yarısını verecek kadar da iyi çocuklardık. Bencillik nedir bilmezdik. Çarpım tablosu ezberlerken istiklal marşımızı........
