menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Ben, tasarım camiasında ayrı bir avluda kendi renk çiçeğini açan bir tasarımcıyım”

18 0
14.06.2026

Kendisi İstanbul’a ilk geldiğim yıllarda tanıştığım ilk tasarımcı-modacı. Onunla tanıştığım andaki enerjisi ve duruşuyla aynı hissiyatta kaldı hayatımda. Tanju Babacan tanıdığım en ilginç ve özel insanlardan biri. Tasarımları göz kamaştırıcı ve çok başarılı. Yolculuğunu tanıştığım andan itibaren takip ediyorum. Uzun sohbetler eşliğinde, kendisiyle vakit geçirmeyi çok seviyorum. Uzun bir zaman sonra onunla buluştum, ilk günkü hissiyat ve dostlukla sohbetimiz kaldığı yerden devam etti. Hikayesini sizlerle de paylaşmak istedim. Herkese iyi pazarlar dileriz.

Tanju bugünkü kariyerine ve konumuna baktığında bu kadarını hayal etmiş miydin, olmak istediğin yerde misin?

Olmak istediğim yerde doğdum zaten. Kodlandığım işi yaptığımı düşünüyorum. Bu işi yapmaktan aldığım zevki herhangi bir konumlamayla anlatamam. Çünkü her gün hayata bunu yaparak devam ediyorum. Bu yolculukta, bu ülkede hizmet ettiğiniz halkın teveccühüne mazhar olmuş, yıllarca bu işte isim yapmış ya da yeni oluşumuyla öne çıkan sanatçı, politikacı ve birçok farklı müşteri kitlesine hizmet veren bir tasarımcı olarak, aslında bundan daha çok önem verdiğim bir şey var: Ben, tasarım camiasında ayrı bir avluda kendi renk çiçeğini açan bir tasarımcıyım. Bir yerde olma gayretinden ziyade, önce iyi bir insan olmayı, düzgün bir insan olmayı önemsiyorum. Mesleğimdeki tecrübemin öğrencilere bir sadaka gibi aktarılması gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden öğretmenlik yönümdeki başarı benim için çok daha kıymetli. Bugün takdir edersiniz ki magazinden beslenme hâlleri var. Yapacağınız herhangi bir kötü —‘kötü’ demek ne kadar doğru bilmiyorum ama— değeri olmayan bir sözünüz bile gündem olabiliyor. Ancak eğer magazinsel popülerlikten bahsediyorsak, ben hayatım boyunca bundan beslenmemeyi kendime şiar edindim. Gündemde olacaksam elbisemle olmayı tercih ederim. Bugüne kadar yaptığım tasarımlar, benim imzamı ayırt edecek kadar fark edilir bir kimliğe sahip. Dolayısıyla evet, galiba mesleğimin en verimli, en keyif aldığım dönemlerindeyim.

“İnsanın dünyaya kendi kodlandığı işi yapmak için geldiğine inanıyorum”

Hayalinde hep modacı olmak mı vardı, yeteneğini nasıl keşfettin ve bugüne geldin?

Hayalimin ne olduğunu belki tam olarak idrak edemeyecek yaşlardaydım ama içimde, adeta vücudumdan salgılarcasına, çiçekler açar gibi büyüyen bir tutku vardı. Daha ufacık bir çocuktum; fakat ailemin, büyüklerimin ve özellikle öğretmenlerimin dikkatini çeken, artık fark edilmenin de ötesine geçmiş bir yönüm vardı. Evet, bugün arzu ettiğim mesleği yapıyorum ve en başta söylediğim gibi, insanın dünyaya kendi kodlandığı işi yapmak için geldiğine inanıyorum. Ben de bu şekilde yaratıldığıma inanıyorum. Şükrettiğim en önemli şeylerden biri de şu: Pandemi gibi zor bir süreçten bile geçmiş olsak, eğer siz yaratıcılık vasfıyla dünyaya geldiyseniz; odanız, atölyeniz ya da bulunduğunuz alan neresi olursa olsun üretmeye, yaratmaya, tasarlamaya devam ediyorsunuz. Çünkü bu sizin için bir tercih değil, bir yaşam biçimi oluyor. O yüzden iyi ki böyle dünyaya geldim diyorum. Sanatçı ruhuyla doğduğuma inanıyorum. Hep söylenir ya; zanaatı öğrenmek emek ister, zahmet ister, çıraklık ister. Ama sanatçılık başka bir şeydir; ona biraz da doğulur. Ben böyle yaratıldığım için Allah’a şükrediyorum.

“Her koleksiyonumda mutlaka bir konu seçerim”

Senin imzan ne, seni diğerlerinden ayıran özelliklerin neler?

Diğerlerinden ayrı olduğumu düşünüyorum; ama bunu bir üstünlük duygusuyla değil, kendi rengimde var olabilme hâliyle söylüyorum. Zaten diğerleriyle tamamen aynı olsaydım, sanırım bu meslekten aldığım haz da bugünkü kadar büyük olmazdı. Çünkü her birimizin bambaşka bir dili, rengi ve anlatımı var. Ben de kendi renginde açan bir çiçeğim, öyle tanımlıyorum kendimi. Bu yüzden farklılık ve farkındalık yaratmak, markamın temel taşlarından biri oldu. Bunu da her zaman seçtiğim konu başlıklarıyla göstermeye çalıştım. Astro Winter,........

© Gazete Pencere