TANRILAR SUSAMIŞLARDI
Biraz müzik. Klasik, nostalji. Biraz video. Karışık, siyasi, edebî ve felsefi. Ciaron, Tolstoy, Camus, Schopenhauer. Anlamsızlık. Ölüme davetiye. Yaşamdan tiksinme. Halsizlik. Bakışlarda bulanıklık. Yorgunluk. Bahar yorgunluğu. Yaşamının yorgunluğu. Görüş bozukluğu. Net görememe. Gözlüğün yetersizliği. Biyolojik belirtiler. Çocukluk, gençlik, yaşlılık. Sevinç. Hayatın motivasyonu hazlarda değil, anlamdadır. Anlam biterse motivasyon biter. Hangi anlam? Fark eder mi? Hepsi eşit anlamların. Anlam da kayboluyor bazen. Anlama olan güven de. Hazlar hayatı taşıyamıyor. Anlam hiç taşıyamıyor. Yuvarlanmak. Döngünün sonsuzluğu. Şikayetin gereksizliği. Bekleyiş. Bir davet, meclis, konuşmalar, gülüşmeler, dağılmalar.
Namaz, jimnastik, kültürfizik. Beden için aynı. Tanrılar susamışlardı. Övgüye doymuyorlardı. Övgü, övgü, övgü... Mutlak kemalde ve cemalde olan bir varlık için bu kadar övgünün manası ne? Bu kadar övgüyü talep etmenin anlamı ne? Evet büyüksün, tek büyüksün, biricik........
