“YENİ” YAPTIRIMLARIN ANLAMI
Günümüzün küresel egemenleri (mutlak kötülük) soykırımcıların, soykırım gerçekleştiriyor olanların elinden değil; onların işgal soykırım ve sömürülerine karşı kurtuluş direnişi gösterenlerin elinden silahlarını almaya odaklanmış ve zorla yapamadıklarını onlardan görünenleri kullanarak ayartma yoluyla -ki bu İblis’in yöntemidir- gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Aynı yöntemi Ömer Muhtar’a da yapmışlardı. Soykırımcı Epstein Cephesi’nin bu yöntemi bölgemizde bazen sonuç vermiş ve özellikle HAMAS üzerinde etkili olmuştu…
Bu konuda en etkin ve en başarılı olanlar İsrail’e cansiperane kalkan olan bölge ve körfez ülkeleridir. Bu ülkelerde küresel hegemonya yüzde yüze yakın gerçekleşmiş, sadece toplumsal mühendislik değil seçtikleri yönetici profilleri ve onları daha seçmeden onlar üzerinde operasyonlar gerçekleştirerek itiraz edemez hale getiren çalışmalar da yaparak bölgesel bir yapı kurmuş ve böylece tüm bölgeyi kontrol altına tutabilmeyi başarmışlardır. Bölge ülkeleri/yöneticileri İsrail lehine ise kendi ve bölgenin hatta insanlığın bile aleyhine olan her işi, ihaleyi, işgali, projeyi, soykırıma katkı sunmayı bile yapmak zorunda oldukları bir konuma mecbur edilmişlerdir. İslam ülkelerinin teker teker, ellerinde ki listeye sadık kalarak parçalamaları, en son Suriye’yi İsrail’e teslim etmeyi sağlayan en büyük etken olan bölge ülkeleri, bunun insanlık, bölge, adalet, kendi halkları ve bekaları için çok zararlı olduğunu bilmiyor değillerdi. Onlar, herkesin bildiği dışında bir bilgiye sahip değillerdi. Şimdi de öyle.
“"Çocuklar, bebekler açlıktan öldü, diri diri yakıldı, katledildi, sakat bırakıldı; uluslararası toplum ise izledi ve hiçbir şey yapmadı. İnsanlar sordu: Bu ahlaki kayıtsızlık nasıl ortaya çıktı? Soykırımlar ve sömürgecilikler, altta yatan bir psikoepistemik bozukluğun belirtileridir. Psikoepistemik bozukluk terimini, işlevsiz bir dünya görüşüne atıfta bulunmak için kullanıyorum. Bu, insan ile hayattaki ahlaki ve etik görevleri arasındaki doğal bağlantıyı bozan bir düşünce sistemi, bir düşünce yapısıdır."” https://islamianaliz.com/haber/28592515/dr-nazir-khan-liberalizmin-kolelestirdigi-zihinler-direnemez-gazze-bunu-gosterdi
Tüm bu yapılanlar ve bunlara karşı verilen toplumsal ve yönetsel tepkiler/tepkisizlikler normal olamaz. Ama ne yazık ki; devam ediyor olan soykırımlar ve devam eden gündelik rutin yaşam birlikte sürüyor ve normal olmayan bir şey yokmuş gibi yaşanılabiliyor. Normalleşme denenin küresel anlamda zihinlerde gerçekleşmiş olması belki de budur.
Bu bölgesel mekanizmanın sağlamaya çalıştığı normalleşme, bu kabullenişlerin tüm alanlarda zirveye ve resmiyete taşınması, halkların zihninde normal sayılacağı bir aşamaya getirilmesidir. Eğer bugün yaşanıyor olan soykırım normal olarak görülüyorsa, soykırımcılar normal şekilde kıtalar dolaşabiliyorsa bu, normalleşmenin büyük ölçüde gerçekleşmiş olmasının göstergesidir. Suriye’yi İsrail’e teslim etmek için dünyanın her yerinden yüz binleri aşan baş kesici teröristlere mücahit denebilmesi ve onların eğitilip donatılıp meşru bir halka ve devlete saldırtılmasının normal kabul edilmesi ve yine başına kendilerinin ödül koyduğu bu baş kesici teröristlerden birinin tıraş edilip, kravat takılarak ve parfüm sıkılarak düşürülen Suriye’nin başına geçirilmesi bile dünya tarafından normal karşılanması gereken işler olarak sunulabilmektedir. Tüm bunlar, bölge ülkelerinin kullanıldığı bu mekanizma sayesinde mümkün oldu. Bölge halkları ve elitlerinin, bölgenin sahiplerinin, vatanını, bölgesini seven, geleceği ve nesillerin güvenliğini düşünen ve kurtarmaya çalışanların bu engel üzerinde tedbirler geliştirmeleri acil bir iştir.
Bölge ülkeleri İsrail aleyhine adım atamama mekanizmasına çeşitli iplerle bağlıdır. Sadece zaaflarının kayıt altına altında olması, iktidara taşınmalar ve ekonomik durumlarının ifşası tehdidi bunlardan küçük bir kısmıdır. Bölge ülkeleri, Netanyahu’nun “kımıldamayın” talimatıyla soykırıma sessiz kaldılar ve desteklediler. Suriye düşürülerek İsrail'in önündeki bir düşmanın daha elenmesinin bölge ülkeleri için bir beka sorunu olduğunu bölge ülkeleri de biliyordu ve bu bilindiği halde bunun bölge ülkelerinin en büyük katkısı ile gerçekleştirilmesi tarihi trajik bir belge ve büyük bir yüz karasıdır. Bölge ülkelerinin bu mekanizmada olmaları, hayır diyememelerinin ana nedeni küresel anlamda ülke........
