BİZ BAŞKALAŞTIK BAYIM
Başıboş bir halay haline getirilmiş kalabalıkları gördüm, imamesi kopmuş tespih saçmalığı. Hiçbir insana bulaşmadan, tek başınalığını karantinaya alan yalnızlıklar gördüm, hiçbir kelimeye ulanmadan dolanan edatlar gibiydiler.
En büyük yalanı kendilerine söylüyor, en büyük rollerini kendilerine oynuyorlardı. Hiç kimse kendisine benzemiyordu. Kendine en çok benzeyeni o kadar uzaktı ki kendisinden. Ayakta uyuyor, yürüyebiliyor, koşabiliyor, konuşabiliyorlardı; bu yüzden uyanık olduklarına inandırmışlardı kendilerini. Oysa her biri hacıyatmaz gibi sallanıyordu kendi kafataslarının duvarlarına çarparak…
Toplardamarlarının getirdiği kanı temizleyecek bir kalpleri yoktu. Atardamarları hayat bağışlayabilecek kadar temizlik bağışlıyordu kendilerine.
Toplandılar mı bir yerde, her biri başka hayatlar üzerine konuşmakta mahir, kelimeleriyle insanlığı kurtaracak kadar da sahirdiler.
Hiçbiri, gerçek rolünü oynamıyordu ve acısı, kendilerine bunu itiraf edemeyecek kadar........
