menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DÖNÜŞTÜRÜLÜRKEN…

26 0
13.04.2026

Sorunlarımızı görebilmek için gerçeğin aynasında karşılaşmamız gereken ilk şey “kendi benliğimiz”dir. Her zaman kim olduğumuzu bilip her an tetikte olmak zorundayız. Güçlü ve eksik yanlarımızı bilmeden dışımızdaki dünyaya adım atmak, tropik bir ormanda kanatları olduğu halde uçabildiğinin farkında olmayan kuşlara çevirir bizi.

Artık yılanlar mı çayanlar mı sırtlanlar mı…Kime yem olmak istiyorsanız ona yem olun. Böyle bir ortamda kimliksiz kaldığınızda elbet sizi yok edecek birileri bulunur, merak etmeyin. Şuursuzca ortalarda dolaşıyorsanız bu kadar vahşi bir dünyada sadece bir avsınız bazıları için. Hayatın en önemli gerçeği bu, şaşırmaya lüzum yok. Hani diyorlar ya “Welcome to the real world!” (Gerçek dünyaya hoş geldin!) Dünya hiçbir zaman tekin olmadı, görünen o ki bundan sonra daha da kötüye gidecek. Çünkü eskiden en azından kim olduğumuzu biliyorduk. Zayıflıklarımız ve bağımlılıklarımız bile binlerce yıl öncesinden miras; sıradan, bilinen ve mücadele edilen şeylerdi. Bu bağımlılıkları alt etmek için güzel kurumlarımız vardı, çok şükür hala var.  Mesela YEŞİLAY. Madde bağımlılığının zararlarıyla ilgili tiyatro gösterileri düzenleniyordu, okullar onları izlemeye gidiyordu. Bununla ilgili kol çalışmaları vardı; Yeşilay Kolu. Çocuklarımız bile bağımlılıkların yıkıcılığı konusunda arkadaşlarını bilgilendiriyordu. Şu anda da okullarda “Yeşilay Kulüpleri” var elbette. Ama adı bile amacıyla çelişiyor. Kulüp…Yabancı bir dilden gelmenin ötesinde, hazin bir tutarsızlığın örneği…Kökeni Fransızca olan ve bizde başka anlamlara da (!) gelebilen bir sözcük. Neyse biz şimdilik isimler konusuna takılmayalım, asıl konumuza geri dönelim. Şu anda insanlığın kan kaybetmesine sebep olan ve hatta onu insanlıktan dirhem dirhem çıkaran bir bağımlılıktan söz edelim.

Teknoloji bağımlılığı. Bu konuda neden........

© Gazete Gerçek