CHP’ye Saray operasyonunun ötesi!
CHP, Türkiye’nin kapitalist burjuva sisteminin kurumsal yapısında önemli yere sahip bir partisidir. Erdoğan iktidarının, CHP’yi burjuva muhalefetin merkez partisi konumundan çıkarmak üzere yürüttüğü Saray-yargı-polis ve iş birlikçi CHP’liler operasyonu 24 mayıs 2026 tarihinde yeni bir merhaleye varmış bulunuyor. CHP Genel Merkezine devletin “çevik kuvvet” iyle düzenlenen Saray operasyonu, ülkede yaşanmakta olanlarla yaşanacak olanların ‘pusulası’nı -görmekte ve anlamakta zorluk çekenlere de göstermiş olmalıdır. Buna, kendisini hâlâ devletin kurucu partisi olarak gören veya bu söylemi kitleler karşısında etkili olabileceği varsayımıyla sürdüren CHP’nin yönetimi de dahildir. Saray iktidarının oligarşik dikta aracıyla kurduğu hegemonyayı şu ya da bu sınırlar dahilinde de olsa yıpratıcı politikalara yönelme potansiyeli veya olasılığını da bertaraf etmek üzere sürdürülen yıpratma, güçten düşürme ve yedekleme operasyonlarının 24 Mayıs 2026 tarihli etabında sergilenenler, Saray rejimi ve gizli-açık bağlaşıkları dışındaki herkese yönelmiş büyük tehditleri, bir kez daha ve şiddete dayalı yöntemlerle görünür kılmıştır. Türkiye’nin tüm ulusları ve ulusal topluluklarından işçileri başta olmak üzere halk kitleleri, polis zoruyla genel merkezine girilen partinin, -izlediği ya da ortağı olduğu politikaların ülke ve halk açısından gördüğü işlev ayrıca değerlendirilmek üzere-, burjuva kapitalist sistemin Türkiye gerçekliğinde ‘meşru-yasal-hukuki’ tüm icaplarıyla hareket eden başlıca partilerinden biri olmasını göz önünde tutmalıdırlar. Geniş ve genel anlamıyla söylenecek olursa, kurulu sermaye sistemi ve düzeninin en önemli ve başlıca kurumsal partilerinden birinin yönetimi, iktidar politikaları doğrultusunda çalışan yargı-polis operasyonuyla değiştirilmekte ve yapılmış kongreleri geçersiz sayılmaktadır. Sorunu, “Saray’ın aparatı”- “Saray’ın hizmetkarı”- “Alevileri, Kürtleri, Zazaları, Dersimlileri kişisel hırsı için satan hain” olarak nitelenen ‘butlan Kemal’in tutumuyla açıklamak, saldırının kapsamını, verdiği “mesaj”ın işlevini anlamamak olacaktır. Bu operasyonla, Türkiye’de CHP gibi burjuva siyaseti ve kapitalist sistemin başlıca partilerinden biri de olsa, burjuva demokratik olarak reklam edilen siyasal sistemde hiçbir güvencesinin olmayabileceği açıkça ilan edilmiştir. Neden olarak gösterilen “hileli kongre” iddiası doğru olsaydı bile, normal burjuva düzeninde böylesi zorba yöntemlerle parti merkezinin boşaltılmasının yine de reddedilmesi gerekirdi.
Karşı karşıya olunan durum, bu saldırıya karşı çıkmayı, Türkiye’de işçi sınıfı ve tüm ezilenlerin demokratik siyasal özgürlükler için mücadelesinden söz eden herkesin önüne, sadece iktisadi-sosyal ve politik saldırılara karşı mücadele kapsamında kaçınılmayacak bir sorumluluk olarak getirmiyor; ahlaki-vicdani bir gereklilik olarak da getiriyor. Bu, bu gelişme dolayısıyla alınması gereken bir tutumdur. Emekçilerin ileri kesimleri, devrimci demokrat parti ve örgütler, sosyalistler ve ilerici aydınlar bu saldırılara karşı harekete geçerek buna uygun bir tutuma yönelmiş bulunuyorlar.
Diğer yandan ama CHP gibi, yönetimi tarafından, ilk kuruluşunun üzerinden yüz yıllık bir süreç geçmesine rağmen hâlâ “devletin kurucu partisi” olarak sunulan ya da sunulmaya çalışılan bir........
