İLK ŞEHİTLER VE AMMAR AİLESİ
Ammar ailesi deyince işkencenin en acımasız boyutu ve aynı zamanda ilk şehadete erme hadisesi akla gelir. Nitekim aşağıda isimlerini zikredeceğimiz:
Oğul; Ammar olarak adından söz ettiren bu aileye Muğire Oğulları tarafından işkencenin her türlüsünün en zor olanı uygulanıp bu işkence gösterisine bizatihi Ebu Cehil de iştirak eder.
Bir yandan Sümeyye’yi birbirinden ters istikamete konuşlandırılmış iki devenin arasına bağlanıp gerdirilme işkencesine tabii tutulurken diğer yandan hemen yanı başında kocası Yasir’de kırbaçlanma işkencesine tabii tutulur. Derken o sırada Resulullah (s.a.v) işkenceye maruz kalanların yanlarından geçtiğinde göz göze gelip onlara şöyle seslenir:
-Ey Yasir ailesi sabredin. Size cennet vaad edilmiştir.
Yasir ailesinin son günüydü; inleyişler, yalvarışlar, feryatlar gök kubbeyi inletiyordu adeta. Develerin çekilmesini işaret eden Ebu Cehil, mızrağı Sümeyye’nin göğsüne saplamasıyla birlikte ruhunu teslim etmesi bir olur. Böylece şehitlik mertebesine nail olan ilk isim olur. Derken Sümeyye, bir kelebek misali Cennet-i alâ’ya uçuverir.
Evet, ilk şehit ve ötelere ilk yürüyüş işte bu kutlu şehadet şerbetiyle mana âleminde anlam kazanıp akabinde gözlerinin önünde şehadet şerbeti içip can verdiğini gören Yasir’de şehitlik kervanına katılır. Dolayısıyla ikinci şehit içinde “ne mutlu kutlu yolda şehadete erenlere” demek........
