Tanrı Kent: Tanrının terk ettiği yerde hayatta kalmak üzerine
Filmin son sahnesinde küçük çocuklar öldürecekleri insanların listesini yapıyorlardır. Lil Zé'nin halefleri. Döngü kırılmamıştır, yalnızca bir nesil daha küçülmüştür.
Augustinus, Tanrı Kenti'nde iki şehrin var olduğunu yazar. Biri sevginin şehri, biri ihtirasın. Meirelles'in Cidade de Deus'u bu ikisinin de değil, her ikisinden de dışlanmışların şehridir. Adında Tanrı taşıyan ama Tanrı'nın çoktan sırtını döndüğü bir yer. Orada yaşayanlar bunu zaten bilir, bu bilgi filmde hiç söylenmez ama her karede soluk alır.
Rio'nun kuzeyinde, 1960'larda devlet eliyle inşa edilen bu mahalle, bir temizlik operasyonunun ürünüdür. Şehrin vitrinine sızan yoksulluğu görünmez kılmak için gecekondu sakinleri modern konutlara taşınmış, böylece turizmin, sermayenin ve vicdanın rahat edebileceği bir Rio yaratılmak istenmiştir. Devlet evleri dikmiş, sonra çekilmiştir. Arkasında iş bırakmamış, okul bırakmamış, güvenlik bırakmamış. Yalnızca duvarlar kalmış. Ve duvarların arasında, otorite boşalınca, en yüksek sesli silah konuşmaya başlamış.
Meirelles bunu doğrusal bir tarih olarak anlatmaz. Film bir tavuğun kovalanmasıyla açılır. Hayvan kaçar, silahlar dolaşır, genç fotoğrafçı Rocket iki ateş arasında sıkışır. Arkasında çocuk suçlular, önünde polisler. Bu açılış aynı zamanda filmin ahlaki haritasıdır: Cidade de Deus'ta masum olan da kaçmaktadır. Soru erdem meselesi değildir, geometri meselesidir. Hangi açıda durursanız kurşun size değmez?
Fanon, Yeryüzünün Lanetlileri'nde sömürge altındaki........
