menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suriye’de yeni dengeler ve Türkiye

39 0
19.01.2026

Dün (18 Ocak) Suriye’de yeniden hareketli bir gün yaşandı. Ocak ayının başlarından beri zaten Halep’te Kürt mahallelerine Suriye Ordusu’nun başlatmış olduğu askeri operasyon daha da genişletildi ve başta Deyrizor ve Rakka olmak üzere Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) elindeki birçok şehir ve bölge merkezi Suriye yönetiminin kontrolüne geçti. SDG’nin sahadaki bu kayıpları sonrası ateşkes yapıldı ve Şam yönetimi ile SDG arasında 14 maddelik yeni bir mutabakat metni imzalandı.

Mutabakat metni henüz son halini almış değil. Bugün (19 Ocak Pazartesi) SDG lideri Mazlum Abdi Şam’a gidecek ve muhtemelen ondan sonra metin son halini alacak ancak şimdilik genel çerçevenin bu metin olduğunu söyleyebiliriz.

Mutabakat metni, özetle, SDG’nin bütünsel değil “bireysel” şekilde Suriye Ordusu’na katılımını, petrol ve gaz kaynaklarının ve sınır kapılarının merkezi Suriye yönetimine devrini ve SDG’nin elindeki neredeyse tüm bölgelerin idari yönetiminin Suriye devletine entegrasyonunu öngörüyor. Kürtlere ise Haseke valisi olma, Kamışlı’da yerel asayiş gücü oluşturma gibi düşük düzeyde bir fiili özerklik veriliyor. Birkaç gün önceki bir başkanlık kararnamesi ile Kürt varlığı Suriye yönetimi tarafından zaten tanınmış ve Kürtçe’nin “ulusal dil” olduğu da belirtilmişti.

Bu anlaşmanın SDG’nin beklentilerinin oldukça gerisinde olduğu açık. SDG’nin beklentisi ordusunu Suriye Ordusu’na tümenlerini bozmadan bir bütün halinde entegre etmek ve halihazırda kontrol ettiği topraklar üzerinde özerk bir statü elde edebilmekti.

SDG’nin bu taleplerini elde edememesindeki temel faktör ABD ve İsrail desteğindeki........

© Elips Haber