Fahri Mustafa ONAN

H. M. Uzmanı (MASAK) (E. Vergi Müfettişi) (SMMM)

Günümüzde hala yeni sayılabilecek teknolojilerden blokzincir teknolojisi ve kripto varlık sektörü için regülasyonların uygulanacağı tartışılmaktadır. Bu düzenlemelerin ne içerdiği henüz net olmamakla birlikte yakın zamanda bilinen Thodex ve FTX TR vakaları hala hafızalarda tazedir.

Bundan dolayı yatırımcıların yatırımlarının ne kadar güvende olduğu hususu bir bilinmezlik fonksiyonuna haizdir. Bu nedenle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunun Yatırımcı Tazmin Merkezi ve tedrici tasfiye hükümlerinin, yatırımcıların kripto varlık yatırımlarına uygulanabilir olup olmadığı incelenecektir.

Bilindiği üzere, 6362 sayılı Kanunun 1. Maddesi bize ilk olarak Kanunun amacının; “sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi” olduğunu vurgular. En büyük amaçlarında yatırımcının haklarının korunması yer alır.

Ayrıca söz konusu Kanunun Tazminin Kapsamı başlıklı 84. Maddesinde; “Tazminin kapsamını, ... yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme veya sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan talepler oluşturur” hükmü mevcuttur.

Bu kapsamda Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları henüz yatırım kuruluşu veya aracı kurum olarak tanımlanmamıştır, ama tanımlanacak mıdır ve bu hususun yeni düzenlemede yer alıp almadığını bekleyip görmeliyiz.

6362 sayılı Kanunun Tedrici Tasfiye başlıklı 86. Maddesinin 1.fıkrasında; “82 nci madde uyarınca yatırımcıları tazmin kararı verilenler hakkında Kurul, bankalar hariç olmak üzere, tazmin sürecinin kapanmasına ilişkin kararı ile birlikte tedricî tasfiye kararı da verebilir. Bu durumda tedricî tasfiye işlemleri Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından yürütülür.” Hükmü mevcuttur.

Buna göre tedrici tasfiyenin, Sermaye Piyasası Kurulunun kararı ile Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından yürütülmesi gerekir. Yukarıda bahsedildiği üzere KVHS’ları 6362 sayılı Kanun kapsamına yatırım kuruluşu veya aracı kurum olarak tanınmamıştır. Bu nedenle şu andaki mevcut yasal düzende kripto varlık yatırımcısının Sermaye Piyasası Kurulu ve Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından korunması yasal zemin bulunmadığından mümkün değildir.

6362 sayılı Kanunun Tedrici Tasfiye başlıklı 86. Maddesinin 2.fıkrasında; “Tedricî tasfiyenin amacı, tedricî tasfiyesine karar verilenlerin mal varlığını aynen veya nakde çevirmek suretiyle elde edilen bedeli tahsis ederek, 85 inci maddede düzenlenmiş olan tazmin süreci kapsamında yatırımcıların tazmin edilmeyen bakiye alacakları ile YTM'nin yatırımcılara halef olmasından kaynaklanan alacaklarının ödenmesidir.”,

3. fıkrasında “Kurulca haklarında tedricî tasfiye kararı verilenlerin kanuni organlarının görev ve yetkileri, tedricî tasfiye kararından tasfiye sonuçlanıncaya kadar, YTM tarafından yerine getirilir” ve 4. fıkrasında “Hakkında tedricî tasfiye kararı verilenlerin ödemeleri durur ve tüm mal varlığı üzerinde, sadece YTM tarafından tasarruf edilebilir.” Hükümleri verilmiştir. Görüldüğü üzere söz konusu hükümler yatırımcıların haklarının korunması oldukça etkili önlemler öngörmüştür ve bu süreci Sermaye Piyasası Kurulu tarafından idare ve temsil olunan Yatırımcı Tazmin Merkezinin yürütmesi kabul edilmiştir.

Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının aracı kurum sayılabilmesi mümkün müdür?

6362 sayılı Kanununun 43 ila 47. Maddelerinde sayılan; kuruluş şartları, kuruculara ilişkin şartlar, faaliyette bulunulmasına ilişkin şartlar ve teminatlar, yatırımcı varlıkları ve kullanım esasları şartlarının KVHS’larını kapsayacak şekilde kapsamına alınması mümkündür. Ancak 28.11.2017 tarihli 6362 sayılı Kanuna yapılan “Kitle Fonlama Platformları” başlıklı 35/A sayılı maddesinin eklenmesi gibi yeni bir sermaye piyasası kurumu olarak tanınması ve bu yeni hususa özel şartların getirilmesi de pek tabii mümkündür. Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının aracı kurum yada yeni bir tür sermaye piyasası kurumu olabilmesi için önemli bir koşul da sermaye piyasası aracına aracılık yapıp yapmadığı hususudur.

Kripto paralar sermaye piyasası aracı sayılabilir mi?

Sermaye piyasası araçları, menkul kıymetler ve türev araçlar ile yatırım sözleşmeleri de dâhil olmak üzere Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer sermaye piyasası araçlarıdır. Kripto paralar statüsü gereği hangi sınıfa girebilir? Açıkçası bu husus hala tam netlik kazanamamıştır. Kripto paraların menkul kıymet mi, emtia mı yoksa para mı olduğu tartışılan bir konudur. Bankacılık Düzenleme ve Denetim Kurulu’ nun, 2013 Kasım ayında yaptığı Bitcoin ile ilgili basın açıklamasında; “Herhangi bir resmi ya da özel kuruluş tarafından ihraç edilmeyen ve karşılığı için güvence verilmeyen bir sanal para birimi olarak bilinen Bitcoin, mevcut yapısı ve işleyişi itibarıyla Kanun kapsamında elektronik para olarak değerlendirilmemekte, bu nedenle de söz konusu Kanun çerçevesinde gözetim ve denetimi mümkün görülmemektedir." ifadelerine yer verilmiştir.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nda, menkul kıymetler; ‘’Borçlanma araçları veya menkul kıymetleştirilmiş varlık ve gelirlere dayalı borçlanma araçları ile söz konusu kıymetlere ilişkin depo sertifikaları” olarak tanımlanmıştır. Buna göre, menkul kıymetler "pay ve pay benzeri kıymetler" ve "borçlanma aracı" olarak tanıma yapılmıştır. Kripto paraların, ortaklık hakkı ya da borçlanma aracı olmadığından menkul kıymet sayılmayacağı görüşümevcuttur.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun Bitcoin’in menkul kıymet olarak değerlendirilmesi fikrine olumsuz yaklaştığı, menkul kıymet olabilmesi için gerçek bir ürüne dayanması gerektiğini belirttiği bilinmektedir. Ayrıca kripto paraların ihraççılarının; herhangi bir düzenleme veya mevzuata uygunluk sağlamadan kripto para ihraç etmeleri, ihraççıların hangi ülke mevzuatına tabi olacaklarının dahi belli olmaması belirsizliği artırmaktadır.

Tüm bu hususlardan hareketle, ülkemizde yürürlüğe girmesi beklenen kripto varlıklarla ilgili yasal düzenlemenin içeriğinde iki hususun aydınlanması gerekmektedir:

1) Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının alım satımına aracılık ettiği kripto varlıkların sermaye piyasası aracı olup olmadığı ve niteliği,

2) Birinci hususun ileri aşaması olarak KVHS’larının sermaye piyasası kurumu olarak hangi statüde tanınacağı.

Bu hususlar netlik kazanmadan yatırımcıların haklarını koruyan Yatırımcı tazmini ve tedrici tasfiye hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı netlik kazanamayacaktır.

KAYNAKÇA

https://www.ytm.gov.tr/Home/Sayfa/66

https://mevzuat.spk.gov.tr/ https://spk.gov.tr/data/61e34f9a1b41c61270320792/Sermaye%20Piyasas%C4%B1%20Ara%C3%A7l ar%C4%B1.pdf

https://bunyaminince.av.tr/blog/kripto-paralarin- vergilendirilmesi/#:~:text=Kripto%20paralar%3B%20hesap%20birimi%2C%20de%C4%9Fi%C5%9F im,denetimin%20BDDK%20taraf%C4%B1ndan%20yap%C4%B1lamayaca%C4%9F%C4%B1%20b elirtilmi%C5%9Ftir.

https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A52020PC0593 (Proposal for a REGULATION OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL on Markets in Crypto-assets, and amending Directive (EU) 2019/1937)

QOSHE - KVHS’lar tedrici tasfiye hükümlerine tabi olabilir mi? - Serbest Kürsü
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

KVHS’lar tedrici tasfiye hükümlerine tabi olabilir mi?

24 16
10.05.2024

Fahri Mustafa ONAN

H. M. Uzmanı (MASAK) (E. Vergi Müfettişi) (SMMM)

Günümüzde hala yeni sayılabilecek teknolojilerden blokzincir teknolojisi ve kripto varlık sektörü için regülasyonların uygulanacağı tartışılmaktadır. Bu düzenlemelerin ne içerdiği henüz net olmamakla birlikte yakın zamanda bilinen Thodex ve FTX TR vakaları hala hafızalarda tazedir.

Bundan dolayı yatırımcıların yatırımlarının ne kadar güvende olduğu hususu bir bilinmezlik fonksiyonuna haizdir. Bu nedenle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunun Yatırımcı Tazmin Merkezi ve tedrici tasfiye hükümlerinin, yatırımcıların kripto varlık yatırımlarına uygulanabilir olup olmadığı incelenecektir.

Bilindiği üzere, 6362 sayılı Kanunun 1. Maddesi bize ilk olarak Kanunun amacının; “sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi” olduğunu vurgular. En büyük amaçlarında yatırımcının haklarının korunması yer alır.

Ayrıca söz konusu Kanunun Tazminin Kapsamı başlıklı 84. Maddesinde; “Tazminin kapsamını, ... yatırım kuruluşu tarafından yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme veya sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan talepler oluşturur” hükmü mevcuttur.

Bu kapsamda Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları henüz yatırım kuruluşu veya aracı kurum olarak tanımlanmamıştır, ama tanımlanacak mıdır ve bu hususun yeni düzenlemede yer alıp almadığını bekleyip görmeliyiz.

6362 sayılı Kanunun Tedrici Tasfiye başlıklı 86. Maddesinin 1.fıkrasında; “82 nci madde uyarınca yatırımcıları tazmin kararı verilenler hakkında Kurul, bankalar hariç olmak üzere, tazmin sürecinin kapanmasına ilişkin kararı ile birlikte tedricî tasfiye kararı da verebilir. Bu durumda tedricî tasfiye işlemleri Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından yürütülür.” Hükmü mevcuttur.

Buna göre tedrici tasfiyenin, Sermaye Piyasası Kurulunun kararı ile Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından yürütülmesi gerekir. Yukarıda bahsedildiği üzere KVHS’ları 6362 sayılı Kanun kapsamına yatırım kuruluşu veya aracı kurum olarak tanınmamıştır. Bu nedenle şu andaki mevcut yasal düzende kripto varlık yatırımcısının Sermaye Piyasası Kurulu ve Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından korunması yasal zemin bulunmadığından mümkün........

© Ekonomim


Get it on Google Play