menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa’nın büyük şirketleri ‘teknoloji planı’na karşı çıktı!

10 0
16.03.2026

Brüksel’in son teknoloji hamlesi, Avrupa’nın büyük şirketlerinde olumlu bir karşılık bulmadı. Hatta Avrupa ekonomi basınında yer alan yorum ve analizlere göre, bankacılıktan imalat sanayine kadar uzanan geniş bir yelpazede birçok sektörden şirket, ofis yazılımlarından bulut altyapısına ve hızla büyüyen yapay zeka hizmetlerine kadar Amerikan teknolojisine olan bağımlılığın kısa sürede kesilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Avrupa’daki şirketlerin dijital sistemlerinin büyük bölümü yıllardır ABD merkezli teknoloji şirketlerinin platformları üzerine kurulmuş durumda.

Alman sanayi grubu Thyssenkrupp’un tedarik zinciri ile ilgili birimi Material Services’in CEO’su Ilse Henne, “Bugün tüm bilişim teknolojisi çözümlerimizi Avrupa merkezli alternatiflerle değiştirebilecek durumda değiliz” diyerek, ABD teknolojisinden uzaklaşmanın ciddi yatırım ve siyasi destek gerektireceğini ekledi.

Avrupalı teknoloji ve altyapı şirketlerinin yöneticileri de benzer uyarılarda bulundu. ASML, Ericsson ve Capgemini gibi şirketlerin üst düzey yöneticileri, korumacı reflekslerin maliyetleri artırabileceğini ve yatırımları yavaşlatabileceğini dile getirdi.

Teknoloji çevrelerinden iş ve politika çevrelerine uzanan tartışmalar, Avrupa’da “dijital bağımsızlık” söylemlerinin güç kazandığı bir dönemde yaşanıyor. Avrupa Komisyonu’nun önümüzdeki ay, Avrupa’nın teknoloji alanıdaki bağımsızlığını artırmayı hedefleyen bir “teknolojik bağımsızlık paketi” açıklaması bekleniyor.

Ancak bazı şirketler, politikacıların bu geçiş sürecinin karmaşıklığını ve maliyetini hafife aldığını savunuyor. Alman bankası Commerzbank, Microsoft ve Google tarafından sunulan teknolojilerin kapsamı, kalitesi ve olgunluğunun Avrupa’da henüz sınırlı ölçüde alternatifinin bulunduğunu belirtti. Bankaya göre ABD’li teknoloji sağlayıcılarını kullanmaya devam etmenin faydaları, potansiyel risklerden daha ağır basıyor.

Ayrıca Avrupalı şirketler, ABD teknolojisinden hızla uzaklaşmanın; çalışanların yeniden eğitilmesi, yazılımların yeniden yazılması, bazı sözleşmelerin yeniden müzakere edilmesi ve olası operasyonel kesintilerin kabul edilmesi gibi maliyetli süreçler yaratacağını belirtiyor.

Öte yandan bazı Avrupalı kurumlar, ABD teknoloji sağlayıcılarına olan aşırı bağımlılığın risklerine de dikkat çekiyor. Deutsche Bank, Avrupa finans sektörünün çoğu ABD’de bulunan veri merkezlerine giderek daha fazla bağımlı hale gelmesinin sistemik riskleri artırabileceği uyarısında bulundu.

Dijital bağımsızlık tartışmaları, Avrupa’nın bazı çevrelerinde artan endişelerle birlikte gündeme geliyor. Bu endişelerin temelinde, Trump yönetiminin yaptırımlar, ihracat kontrolleri veya diğer yasal araçlar aracılığıyla ABD’li teknoloji şirketlerini Avrupa’daki müşterilerine hizmet vermeyi durdurmaya zorlayabileceği senaryosu yer alıyor.

Birçok yönetici bu ihtimali düşük görse de, konu hem şirketlerin yönetim kurulu toplantılarında hem de hükümetlerle yapılan görüşmelerde sık sık gündeme gelmeye devam ediyor.


© Ekonomim