FARELER VE İNSANLAR ÜZERİNE – İZMİR DEVLET TİYATROSU
Loş ışıklandırılmış döner platformlu bir sahne.
Sahnede iri yarı devasa görünümlü bir adam ve onun ardı sıra yürüyen orta boylu, ufak cüsseli arkadaşı.
Fonda hüzünlü bir şarkı çalıyor:
”Uyanıp göremedik,
Bir telaş bir delilik.
Bu gidiş hızlı duramadılar
Geçiyor vay vay vay ömrümüz
Yine geçiyor
Geçiyor gülemeden, sonunu göremeden
Bi çıkış lazım, bulamadılar
Geçiyor vay vay vay ömrümüz
Yine geçiyor
Ömrümüz yine geçiyor vay vay vay
Ömrümüz yine geçiyor
Bir hayâl kovaladım gönlümü oyaladım
Ne vakit kalmış, bilemediler.
Geçiyor vay vay vay ömrümüz
Yine geçiyor…”
Sözü, müziği ve düzenlemesi Ari Barokas’a ait olan ”Ömrümüz Yine Geçiyor”, sahnede yeni başlayan bu oyunun kısa ve dokunaklı bir özeti adetâ.
İzmir Devlet Tiyatrosu’nun kapalı gişe oynayan oyunu ”Fareler ve İnsanlar” dünya klasikleri arasına girmiş ”John Steinbeck” romanından sahneye uyarlanmış çok etkileyici bir eser.
Yönetmen koltuğunda başarılı oyun yönetmenlerimizden ”Gökhan Kocaoğlu” var.
Zaman sarmalında dönüp duran ve aslında tekrar eden bir hikâyeyi anlatan ve bir o kadar da gerçekçi olan harika bir dekor tasarımı var sahnede. Oyunun gerektirdiği tüm unsurları sahneye ustalıkla taşıyan dekor tasarımcısı ”Hasan Yavuz”.
Dekorun kenarındaki gölde yüzünü yıkayan bu iki hayâl yolcusunun görüntüsü o kadar gerçek ki, sahneye uzansak elimizle dokunuvereckmişiz hissi yaratıyor izlerken.
Oyuncuların işçi tulumu kostümü de bir o kadar hayatın içinden.
Bir fabrika işçisi ya da mevsimlik çiftlik çalışanı nasıl ve ne renk kostüm giyerse, bire bir aynı şekilde uygulanmış.
Kostümlerin tasarımı ”Medina Yavuz Almaç” imzası taşıyor.
Büyük buhran zamanı, mevsimlik işçi olmak için çiftlik çiftlik gezen ve o günün yevmiyesini kazanabilmek için çalışan iki yakın arkadaş ”George” ve ”Lennie”.
İri cüssesi ile soyadı tam bir tezat içerisindeki ”Lennie Small” aslında küçük bir çocuk zekâsına sahip biri.
Onunla birlikte ortak bir hayâl kurarak, ve ”Lennie”yi her dâim hayatın kötülüklerinden koruyarak bu derin ve anlamlı hikâyeye eşlik eden arkadaşı ise ”George Milton”.
”Lennie” zihinsel engelli ve bir çocuk saflığında bir adamdır.
Fareler ve tavşanlar gibi yumuşak tüylü canlıları sevip okşamaktan hoşlanmaktadır.
İri ve güçlü cüssesi, onun bu okşama eylemi sırasında elindeki canlı hayvanı öldürmesine sebep olmaktadır.
Ama onun hayâli hep ”George” ile bir gün zengin olup içinde rengârenk tavşanların olduğu bir çiflik sahibi olmaktır.
Birbirinden karakter olarak çok farklı olan bu iki ahbap yola çıkarlar ve sonunda ”Salinas” vadisinde geçici işçi olarak çalışmaya başlarlar.
Candy, Slim, Curley, Curley’in Karısı, Carlson,Crooks ve çiftliğin patronu ile birlikte bu yeni çiftlikte bambaşka bir hikâye yazılacaktır.
Her bir çiftlik işçisinin hayâllerine giden yolda verdikleri güçlü mücadele, ortaklık kurma hedefleri, pes ediş ve vazgeçişler, derinlikli bir olay örgüsü ile birbirine bağlanıyor ”Fareler ve İnsanlar”da.
Dürtülerine ve takıntılarına engel olamayan ”Lennie” bu çiftlikte de başını belaya sokuyor.
Yolun başından beri aynı hayâle mi inandılar, ya da ”George” ”Lennie”yi kandırabilmek için mi bir hikâye uydurdu?
Oyunun bu noktasında herkes kendi iç dünyasına dönerek bir cevap bulmaya çalışacaktır hiç şüphesiz.
Aslında hiç olmayacak düşler kurmanın faturasını yine insan kendisi ödeyecektir.
Kurduğun hayâlin asla gerçek olmayacağını kabul ettiğin an kendi ellerinle inşa ettiğin kumdan kaleleri birer birer yıkarsın.
Tüm hikâye bundan ibâretti belki de.
Gerçekte hiç var olmayacak hayâller peşinde koşan iki ahbaptı onlar.
Yolculukları boyunca hep aynı hayâlleri kurdular, aynı şeylere umut bağladılar.
Hattâ aynı şeylere güldüler, aynı şeylere ağladılar.
Tek bir farkla…
Birisi diğerinden çok daha zekiydi, ve daha gerçekçi.
Sadece en yakın arkadaşı biraz olsun mutlu olsun diye bu yalan dünyada, onun kadar inanmış gibi gözüktü, o kadar.
Çok çalışıp zengin olacaklardı, hayâl bu ya? Kocaman bir çiftlikleri olacaktı, envai çeşit çiftlik hayvanları.
Gökyüzü hep mavi olacaktı, kırlar hep yeşil, çiçekler hep taze.
Oysa saf ve iyi niyetli arkadaşının zaafları, onun hep sorun yaşamasına sebep oluyordu. Gittikleri hiçbir yerde, çalıştıkları hiçbir işte başarılı olup tutunamıyorlardı.
Bu gerçeği biliyordu bilmesine ama, yine de vazgeçmiyordu o da. Umut, ne sihirli kelime.
En olmazların içinde bile gelip yakalıyordu insanı.
Ya olursa? Ya bu defa işler yoluna girer de her şey güzel olursa, masallardaki gibi? Kurdukları sınırsız düşlerdeki gibi?
Ruhu saf insanlar, hep aynı yerden sınanıyordu belki de? Olmuyordu, ve belli ki kolay kolay da bu döngü kırılmayacaktı.
Kazandığı iki üç kuruşu da günlük eğlencelerde yedi bitirdi arkadaşlardan gerçekçi olanı.
Hayat bir gündü ona göre, o da bugündü. Yaşadığı şu andan daha fazlasını düşünmek boşuna hayâl kurup hayatla kumar oynamaktı.
Dünya klasikleri arasına girmiş ve defaalrca filmi ve tiyatro oyunu oynanmış ”Fareler ve İnsanlar’ı İzmir Devlet Tiyatrosu farkıyla yeniden izleyin.
Çarpıcı atmosferi, özgün müzikleri ve harika oyunculukları ile her bir oyuncusu müthiş bir başarıya imza atıyor sahnede.
Özdemir Nutku Tiyatro Ödülleri – 2024Yılın En İyi Yönetmeni: “Gökhan Kocaoğlu”
Özdemir Nutku Tiyatro Ödülleri – 2024Yılın En İyi Genç Kuşak Erkek Oyuncusu: “Umut Kolburan”
Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri – 2024
En Başarılı Erkek Oyuncu: “Umut Kolburan”
Aldıkları ödüller ile başarılarını bir kez daha perçinleyen İzmir Devlet Tiyatrosu ekibi, harika oyunculuk performansları ile oyun sonunda dakikalarca alkışlanıyorlar.
İzleyenlere eşsiz bir umut yolculuğu ve dostluk öyküsü anlatan ”George” (Arif Yavuz) ve ”Lennie” (Umut Kolburan” rollerini ruhlarına işleyerek müthiş bir oyunculuk sergiliyorlar.
Sezon boyunca İzmir Devlet Tiyatrosu sahnelerinde ve rastladığınız zaman turnelerde mutlaka izleyin.
Sahneden taşan çok gerçek bir hikâye onlarınki.
FARELER VE İNSANLAR – İZMİR DT
Büyük Oyunu
2 Perde – 2 saat 15 dakika
Yazan: John Steinbeck
Çeviren: Zeynep Avcı
Yöneten: Gökhan Kocaoğlu
OYUNCULAR:
George: Arif Yavuz
Lennie: Umut Kolburan
Candy: Cemalettin Çekmece
Patron: Mustafa Turan
Slim: Ümit Dikmen
Curley: S. Akın Kurt / Uğur Kaya
Curley’in Karısı: Güneş Emir Cengiz
Carlson: Ömer Polat
Crooks: Muhammet Rıza Taşdemir
Kukla Oynatıcıları:
Fatma Ayçin Güvercin
Neslihan Serra Ayer
