Gerçek gündem?..
Gelene ağam, gidene paşam diyen bir sistemle nereye kadar gidebiliriz? Önceki Bakanların getirdiklerini ayakta alkışlayıp yere göğe sığdıramayanlar, şimdi onları çöpe atanları da yine ayakta alkışlıyorlar. Asıl konuşulması gerekenler konusunda ise sus, puslar!..
Geçtiğimiz hafta, asla hatırlamak istenmeyecek kadar çok zor bir haftaydı. Geri de kaldı. Peki yeterince ders aldık mı?
Bir daha benzer acılar yaşanmaması için neler öngörülüyor, ne zaman ve nasıl hayata geçirilecek?
Sorumlusu ya da sorumlular kim?
Tetiği çeken öğrenciler mi, yöneticiler mi, sistem mi, veliler mi, öğretmenler mi yoksa hepimiz mi?
Sınav odaklı eğitim sistemi mi, ekonomik sıkıntılar mı, işsizlik mi, sosyal aktivite eksikliği mi, diziler mi, sosyal medya mı, mobil oyunlar mı, bireysel kimlik arayışı mı, hayattan kopukluk mu, dijital bağımlılık mı, insan gücü ve istihdam planlamasının olmaması mı, erken yönlendirmenin yapılmaması mı yoksa hepsi mi?
Hangi üniversiteler yaşananlardan vazife çıkartıp bu yönde mastır ve doktora yapılması için harekete geçti, MEB, İçişleri, Adalet, Çalışma, Gençlik ve Spor Bakanlıkları ile diğer ilgili kurumlar bu yönde bir koordinasyon toplantısı yapıp “nerede hata yaptık ya da yapıyoruz?” sorusuna cevap aradılar mı?..
İktidar öz eleştiri, muhalefet yapılması gerekenler konusunda okulları hapishaneye dönüştürecek öneriler dışında ortaya kaç proje koydu? Toplumu bilinçlendirme, şiddet içerikli diziler, mobil oyunlar, diğer dijital bağımlılıklar ve en önemlisi de erken yönlendirme ve okul dışı saatlerin nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda neler düşünüyorlar?..
Yaşananlar konusunda en derin üzüntüyü ve tedirginliği yaşayan velilerimiz sandığa gittiklerinde öncelikleri yine çok farklı konular mı olacak yoksa çocukları ve ülkenin geleceği mi? Yani eğitim mi?
Bizler yani medya da dahil kabahatli olmayanımız yok gibi. Elbette herkesi uyaralım, eleştirelim, görevlerin hakkıyla yerine getirmelerini isteyelim ama bizlerde üzerimize düşen görev ve sorumlulukları olabildiğince yerine getirelim.
Sıradan organlar, sıradan parçalar, sıradan uygulamalar, sıradan detaylar gün gelir hayati önem taşır. Bu yüzden her görev, her meslek, her yasa, her davranış çok önemlidir ve hakkıyla yerine getirilmelidir...
Keşke bugün öğrenilip, sınav sonrası unutulan konulara verilen önem kadar yaşama dair konulara da biraz ciddiye alınabilse ama nerdeee...
