menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tek başına dayanıklı olmak yetmez

9 0
14.04.2026

Bugün risk dünyası tek katmanlı değil. Riskler tek tek gelmiyor; birlikte geliyor.

Küresel belirsizliklerin katlanarak büyüdü­ğü bu dönemde kurumların riskleri tanıması yeterli değil; dayanıklılık geliştirmeleri gere­kiyor. Ancak bugün yalnızca kurumun güçlü olması da yetmiyor. Etrafındaki ekosistemin de aynı direnci gösterebilmesi gerekiyor.

Neden kriz dönemlerinde bazı şirketler ayakta kalırken, diğerleri direnemez ve hat­ta iflas eder?

Son yıllarda sıkça duyduğumuz kavramlar­dan biri “resilience”, yani “dayanıklılık”.

KRYD 12 Global Riskler Zirvesi’nde yapılan tartışmalar, dayanıklılığın artık teorik değil, pratik bir zorunluluk haline geldiğini açıkça ortaya koydu. Bugün risk tek bir olaydan çok, bir sistem davranışına dönüşmüş durumda. Bir deprem, bir siber saldırı, bir tedarik zin­ciri kırılması veya bir jeopolitik gerilim; hep­si aynı anda yaşanabiliyor. Bundan tetiklenen riskler zincirleme şekilde devreye giriyor.

Eskiden dayanıklılık daha çok fiziksel alt­yapı ile ilişkilendirilirdi. Sağlam binalar, ye­dek veri merkezleri veya alternatif üretim alanları yeterli görülürdü. Bugün ise karar al­ma hızından iletişim kabiliyetine, finansal planlamadan sigortaya kadar birçok unsurun birlikte çalışmasını gerektiriyor.

Ancak asıl kırılganlık çoğu zaman ku­rumların kendi sınırlarının dışında orta­ya çıkıyor.

Bir kurum ne........

© Dünya