menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gençliğin çelişkili tablosu: Veriler bize ne anlatıyor?

19 0
20.05.2026

Bir ülkenin geleceğini, kalkınma potansiyeli­ni ve toplumsal huzurunu anlamanın en sa­rih yolu, şüphesiz genç nüfusunun makroeko­nomik ve sosyal refah göstergelerine bakmaktır.

TÜİK tarafından açıklanan güncel işgücü veri­leri ve toplumsal memnuniyet anketleri, Türki­ye’de gençliğin kalkınma dinamikleri açısından oldukça düşündürücü, bir o kadar da paradoksal bir dönemden geçtiğini ortaya koyuyor. Özellik­le 2024 ve 2025 yıllarını makroekonomik para­metreler ile öznel refah göstergeleri ekseninde karşılaştırdığımızda, kağıt üzerindeki sayısal iyileşmeler ile derinlerdeki yapısal sıkışmışlığın net bir biçimde ayrıştığını gözlemliyoruz.

Makroekonomik göstergeler: Genç işsizliğinde sayısal iyileşme ve yapısal uçurumlar

İlk olarak madalyonun makroekonomik bo­yutuna, yani istatistiklerin en dinamik kalem­lerinden biri olan genç işsizliğine mercek tuta­lım. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, 2024 yılında ,3 seviyesindey­ken 2025 yılında 1 puanlık bir azalış göstererek ,3’e gerilemiş durumdadır.

Genel işsizlik oranının ülke genelinde %8,3’e düştüğü bir kon­jonktürde, genç işsizliğindeki bu ampirik düşüş ilk bakışta olumlu bir kalkınma ve istihdam sin­yali olarak okunabilir. Ancak verinin arka pla­nındaki toplumsal cinsiyet uçurumu ve atıl işgü­cü oranları, kronik bir problem olarak varlığını kuvvetle sürdürüyor. Nitekim 2025 yılı itiba­rıyla genç erkeklerde işsizlik oranı ,7 ola­rak kayıtlara geçerken, genç kadınlarda bu ora­nın ",1 gibi dramatik bir boyutta seyretmesi, fırsat eşitliği ve kalkınmada kapsayıcılık........

© Dünya