menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İbadetler, Kurban ve Ahlak

11 0
21.05.2026

İbadet, şartları tutan her Müslüman için bir görevdir. Bunu bize Kur'an-ı Kerim haber vermektedir: “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 51/56) Dinen sorumluluk çağına gelen her Müslüman, üzerine düşen görevleri/ibadetleri yerine getirmekle mükelleftir. Mesela, kadın ve erkek mükellef çağa gelince namaz ve oruç ile sorumlu olur. Eğer kişi zengin ise zekât ve hac ile sorumlu olur.

Kurban Bayramı’nın yaklaşması sebebiyle kurban ile ilgili hazırlıklar da başladı. Her yıl olduğu gibi Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın ortak yürüttüğü vekâletle kurban çalışmaları da devam ediyor. Her ibadette olduğu gibi kurban ibadetinde de yerine getirilmesi gereken belli şartlar vardır. Kurban edilecek hayvanlar bellidir. Bunlarla ilgili yaş sınırları vardır. Bu ve benzeri konulara ilmihal kitaplarımızda genişçe yer verilmektedir.

Şüphesiz ki ibadetlerin bize kazandırdığı ve kazandırması gereken güzellikler vardır. Namaz ibadetinin bizi hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyacağını Kur'an-ı Kerim haber vermektedir. (Ankebût, 29/45) Peygamber Efendimizin (sas) oruç ibadeti ile ilgili olarak bizi koruyan bir kalkan (Bkz. Buhârî, Savm, 2) olarak ifade buyurması çok anlamlıdır.

Kurban İbadetinin Öğrettiği Ahlaki Değerler

İlmihal geleneğimizde ibadetlerle ilgili genel tanımlamalarda farz, vacip ve sünnet kavramı vardır. Bunun yanında ibadetlerle ilgili edepler ve mekruhlar gibi kavramlar üzerinde de durulmuştur. Kurban ibadetinin rüknü, şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun boğazlamaktır. Geleneksel olarak şu tarif yer alır: “Hayvan-ı mahsusu zaman-ı mahsusta ibadet kastıyla zebh eylemektir.” Yani şartları tutan bir hayvanı bayram günlerinde ibadet kastıyla kesen bir kişi kurban ibadetiyle ilgili sorumluluğunu yerine getirmiş olur. Vücubiyyet anlamında sorumluluktan kurtulur.

Peki, başka yapması gereken şeyler yok mu? Oruç ibadeti için Peygamber Efendimiz (sas) bir uyarıda bulunur. Sahur ile iftar arası imsak eden, yani yeme içmeden ve evli olanların ailevi yakınlıktan uzak durması yanında başka şeylere de dikkat etmesi gerektiğini öğretir. Oruçla ilgili bir hadis-i şerifte “ kavl-i zûr” (Bkz. Buhârî, Savm, 8) olarak ifade edilen bir davranışın şeklen oruç tutan kişiye yakışmayacağı haber verilmektedir. Yani temel şartlar veya şekli şartlar........

© Diyanet Haber