Çocuklarımız ve sorunlarımız
-Foto: Kahramanmaraş'ta okul saldırısında hayatını kaybeden çocuklar, 23 Nisan'da mezarları başında anıldı
Siyaset Bilimci Prof. Dr. Nuray Mert yazdı
Çocuklarımız ve sorunlarımız
Maraş’ta yaşanan acı olay ile gündeme gelen çocuklar ve şiddet konusunda doğal olarak pek çok yorum yapıldı. Benim izleyebildiğim kadarıyla, özetle muhalif kesimler, olan bitenlerden iktidar partisinin Türkiye’yi getirdiği yeri, iktidarı destekleyen İslamcılar ise iki yüzyıllık Batılılaşma sürecini sorumlu tutuyor. Bunlar arasında, çağımıza, sosyal medyaya, ebeveynlerin sorumluluğuna işaret edenler yok değil.
Tüm dünyada da bu tür konularda, kısmen benzer yorumlar yapılıyor, düne kadar sosyal medya ve iletişim teknolojilerinin dünyayı demokratikleştirecek bir devrim olduğuna inanlar, şimdi bu alanın belli ölçüde sınırlandırılması gerektiğini ileri sürüyor. Muhafazakâr çevreler ise liberal değerlerin, dini ve kültürel değerleri aşındırdığını ailenin çözüldüğünden yakınıyor.
Son zamanlarda, her kesimin üzerinde anlaştığı sosyal medya konusu, kuşkusuz önemsiz değil, ancak buzdağının görünen kısmından başka bir şey değil. Oysa, sorun kuşkusuz sosyal medya veya iletişim teknolojilerinin vardığı yer değil, sorun içeriklere dair, bu içerikler de sadece sosyal medyaya özgü değil. Bu açıdan sosyal medyanın ayırt edici özelliği, şiddeti sıradanlaştıran hatta neredeyse öven içeriklere yaygın erişim sağlaması ve gerçek hayatın yerini sanal dünyanın alması olayını pekiştirmesi.
Ama, durun bir dakika, hazır konu açılmış ve işin ucu ‘medeniyetler çatışması’na varmışken, konuyu biraz daha etraflıca düşünelim. Öncelikle, şiddet ne modern ve/veya post modern çağa, ne de Batı medeniyetine özgü bir mesele değil. Modern öncesi dönemleri romantikleştiren muhafazakarların hayal dünyası bir yana, insanlık tarihi boyunca şiddet konusu, içinden çıkılmış bir mesele olamadı. Dahası, sanıldığının aksine, modern öncesi dönemler, şiddetin daha az değil, çok daha yaygın ve kanıksanmış olduğu zamanlar. Bu olgu, bizim tarihimiz için de Batı tarihi için de geçerli. Modern dönemde değişen şey, şiddetin maskelenmesi ve teknoloji vasıtasıyla dolayımlı hale gelmesi oldu. Kurcalanması gereken en önemli konu bu. Çocukların şiddet ile ilişkisine gelince, modern öncesi dönemde neredeyse çocukluk diye bir şey yoktu, en fazla ergenliğe kadar devam eden bir süreçti. Çocuktan........
