DİK DURUŞUN SEMBOLÜ HZ. ABBAS
Tarihte bazı insanlar vardır; görünürde gölgede dururlar ama aslında büyük bir davanın en sağlam kolonlarından biri olurlar. Hz. Abbas da böyledir. Peygamber Efendimiz’in amcası, çocukluk yıllarından itibaren onun yanında bulunmuş, Mekke’nin çetin günlerine şahitlik etmiş, sabrın ve vakarın timsali bir şahsiyettir. Onun hayatı; akrabalık bağının imana nasıl dönüştüğünün, sevginin nasıl sadakate evrildiğinin en güzel örneklerindendir.
Hz. Abbas; Resûlullah’tan iki yaş büyüktür. Aynı evlerin gölgesinde büyüdüler, aynı sokaklarda yürüdüler. Gençliğinde Mekke’nin saygın tüccarlarından biri olarak tanındı. Cömertliğiyle, ağırbaşlılığıyla halk arasında itibarı vardı. İslam’ın ilk yıllarında açıkça Müslüman olduğunu ilan etmese de gönlü hep yeğeninden yanaydı. Ona zarar gelmesin diye gizliden gizliye korur, Mekke’nin zorba düzenine karşı kalkan olurdu. Bu duru; bazen susarak da destek verilebileceğinin dersidir.
Bedir’de müşriklerin safında bulunmak zorunda kaldığında bile kalbi Resûlullah’la atıyordu. Savaş sonrası Medine’ye getirildiğinde Peygamber Efendimiz ona özel ilgi gösterdi. O günlerde imanın hakikatini daha derinden idrak etti ve Müslümanlığını açıkça ilan etti. Bu karar, sadece bir inanç tercihi değil; yıllardır içinde taşıdığı........
