Cumhuriyetin fazilet ve adaleti
DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor. Demli çay ağız tadıyla ilgili ama demli siyaset her an densizleşebilir. Konu ne? Konuyu 18 Ocak 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşetinden aktarıyorum: “DEM Parti, Şeyh Sait isyanına destek verdiği gerekçesiyle idam edilen Hayri Kanko’ya ‘iadei itibar’ istedi. Kanko, CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko’nun öz dedesi çıktı.” Yasa önerisini DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık vermiş.
Dedesinden 100 yıl sonra milletvekili seçilen Mühip Kanko Sözcü’ye konuşmuş ve “Teklifin TBMM’ye sunulduğunu yeni öğrendim. İnceleyip değerlendireceğim” demiş ve Cumhuriyetin nimetleri sayesinde bugünlere geldiğini de belirten Kanko, “Okudum, tıp fakültesini bitirdim, kamuda çalıştım, bunlar Cumhuriyetin ülkemiz insanına sağladığı fırsat eşitliği sayesinde” diye açıklamada bulunmuş ki aferin!
Bu açıklama, Cumhuriyetin bir olayın ilgilisini aşarak kindar ve intikamcı bir anlayışla aileyi de cezalandırmaya kalkışmadığını kanıtlıyor. Bu, örnek alınacak bir etik anlayış ve hümanist bir fazilet tarzıdır. Ne yazık ki ırkçılarda, din bezirgânlarında ve Kürtçülerde bulunmayan bir erdem.
Dilimizde bu densizliği tanımlayacak çok güzel deyişler ve özlü sözler var ama ben sadece “kuru deriden bal çıkarmak”ı alıntılamakla yetineceğim. Ya da göle yoğurt çalmak gibi... Nafile gayret...
“Onurunun geri verilmesi istenen Hasan Hayri Kanko kimdir” sorusunun cevabını Wikipedia’dan aktaralım:
[Hasan Hayri Kanko (Bey) (1881-25 Kasım 1925), Dersim kökenli asker ve........
