Bir ‘lingua franca’ olarak Türkçe
Türk dilinin Osmanlı’ya karşın halkın dili olarak Anadolu coğrafyasında bir “lingua franca” olması tarih ve Türkiye Cumhuriyeti bağlamında son derece önemlidir. 1071 yılından itibaren Anadolu’ya egemen olan boyun dili Cumhuriyeti kuran halkın dilidir. Bu dil 852 yıl süresince Anadolu topraklarını silahsız savunmuştur. İşte bu nedenle “ayrıntı” sözcüğü varken Fransızca detay (Détail) sözcüğünü kullanmak kurucu atalara ihanettir.
Arapların “lughat el ifranj” dedikleri “lingua franca”nın üç anlamı var:
Birinci ve klasik anlam: Akdeniz limanlarında ve özellikle de Tunus ve Trablusgarp’ta 14. yüzyıldan itibaren konuşulan ortak iletişim dili. Bir “pidgin”, karma dil ya da tarzanca. Sözcükler ağırlıklı olarak İspanyolca ve İtalyanca idi ama Arapça, Malta dili, Türkçe ve Fransızcanın da payı vardı bu yapay dilde.
İkinci ve çağdaş anlam: Farklı dil ve lehçeler konuşan halklar ve toplulukların kendi aralarında iletişim kurmak için kullandıkları bir ortak dil.
Sömürgeler çağında İngilizce, Fransızca, Felemenkçe; günümüzde Güney Sahra’da Swahili; Afrika’da İngilizce ve Fransızca.
Üçüncü anlam: Zamana göre değişen ticaret ve diplomasi dili. Belli bir zaman ve bölgede en etkin olan ulusun dili: Latince, Grekçe, Arapça... Türkçe bu üçüncü sınıfa giriyor.
Ciddi bir ansiklopediden1 1071 öncesi ve sonrasının Anadolu tarihini okumamız yeter. Hititler, Kimmerler, Frigler, Lidyalılar,........
