Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce
10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için. Eminim ki cezaevine ve burada mekânın içine sıkışmış zamana, 1970’li 80’li yıllarda kalmış teknolojiye erişim dünyasında mektuplar epeyce önemli şeyler haline gelivermiştir. Tüm bu acı deneyimi yaşayan kader mahkûmları ve mağdurları için…
Silivri Cezaevi’ne geldiğimden beri “parmak” yerini tekrar “el”e bıraktı. Mektup da cep telefonundaki mesaj ve arama seçenekleri yerine tekrar “el”in öne çıkış araçlarından birisi. ByungChul Han, “El emeğin ve eylemin organıdır. Parmak ise buna karşın seçimin organıdır. Geleceğin elsiz insanı, kendi gereksinimlerini tatmin etmek adına yalnızca parmaklarını kullanır. Yaşamı onu eylemlerde bulunmaya zorlayan bir drama değil bir oyundur. Bu sebepten herhangi bir şey sahibi olmaktansa tecrübe etmek ve tadını çıkarmak ister. Geleceğin elsiz insanı parmaklarıyla akıllı telefonun ekranını kurcalayan ‘Phono Sapiens’e yaklaşır” diyor.
Cezaevinde bulunmanın sağladığı “teknoloji detoksu” sayesinde Phono Sapiens’ten tekrar eli, emeği ve eylemi ile var olan Homo Sapiens’e dair işlerle yaşama tutunmaya çalışma anlamındaki bir kazanım içinde olduğumuz söylenebilir. Bunu içinde bulunduğumuz cezaevi koşullarından memnun olma ve burayı olumlama anlamında anlatmıyorum. Aksine buradaki tecrit ve insan onuruna aykırı “kuyunun dibinde taş” olma durumunu, zulmü aylardır anlatıyorum.
Tüm olumsuzluklara rağmen yaşama tutunmak için yaptığımız tüm iş ve eylemleri mutlu olabilmek, bunu zorlayabilmek için ürettiğimiz her şeyi ve tüm çabamızı bir direniş ve yaşama tutunma eylemi olarak tanımlıyorum. Ancak teknoloji detoksu ile “el”i, eylemi, emeği ve hatta en zarif ifade biçimlerinden olan mektubu da ağır tecrit ve zulmün istemeden bize getirdiği özellikle üzerinde durulması gereken bir unsuru olarak görüyorum. Hal böyle olunca mektup konusunda biraz okuma ve düşünme fırsatı da buldum. Sanırım mektup konusundaki en önemli ve şaşırtıcı söylemlerden birisini Kafka gerçekleştiriyor.
Kafka Milena’ya yazdığı bir mektubunda “yaşamının bütün talihsizliğinin mektup yazmaktan kaynaklandığını” belirtiyor. Kafka’ya göre bu talihsizliğin nedeni mektupların ruhlarda korkunç bir yıkımı da oluşturmasıdır. Ona göre, uzaktaki bir insan düşünülebilir, yakındaki biri ise........
