menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geleceğin toprağında yeşermek - Abdullah Dörtlemez

47 0
07.09.2026

Bir toplumun geleceği dışarıdan kurulabilir mi?

Kâğıt üzerinde yeni kurumlar yaratılabilir, yeni yasalar yapılabilir, yeni bir siyasal düzen tasarlanabilir. Fakat bütün bunlar, o toplumun kendi tarihinden, kültüründen ve ortak belleğinden kopuksa gerçekten bir gelecek kurulmuş olur mu?

Belki de gelecek konusunda gözden kaçırdığımız nokta budur: Gelecek yalnızca tasarlanmaz; yaşanır. Yaşanabilmesi için de insanın ve toplumun kendi yaşamıyla bir bağ kurması gerekir.

Bazı gelecekler toprağın içinden filizlenen bir fidan gibidir. Kökleri geçmiştedir; dalları geleceğe uzanır. Geçmişi tekrarlamaz ama ondan bütünüyle kopmaz. Değişir, dönüşür, yenilenir fakat bunu kendi yaşamının içinden yapar.

Bazıları ise başka bir iklimden getirilmiş bir ağaç gibidir. Dikilir, sulanır, korunur fakat kökleri yeni toprağa tutunamaz.

Ben bunlardan ilkine “organik gelecek”, ikincisine “inorganik gelecek” diyorum.

Buradaki “organik” sözcüğü biyolojik bir anlam taşımıyor. Bir toplumun kendi tarihsel ve kültürel dokusuyla kurduğu sürekliliği anlatıyor. “İnorganik gelecek” ise dışarıdan getirilen bir modelin, içine yerleştirildiği toplumun kendi dinamikleriyle yeterince bütünleşememesi anlamını taşıyor.

Bu ayrım, dışarıdan gelen her şeyi reddetmek anlamına da gelmiyor. Toplumlar hiçbir zaman bütünüyle kendi içine kapalı yaşamaz. Düşünceler,........

© Cumhuriyet