menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD-İsrail planı işlemeye devam ediyor: Şam, Ankara’yı ne kadar etkiler

55 6
22.01.2026

Yaklaşık bir ay önce gazeteci Ronî Riha, PYD Başkanlık Konseyi Üyesi Salih Müslim ile bir söyleşi yaptı. Salih Müslim’in söyleşisinde iki önemli konu hakkında yaptığı değerlendirmeler bugünü anlamaya yardımcı olacaktır.

Müslim’in ilk tespiti, “Şam yönetimi ayakta kalmak ve iktidarını korumak için artık Türkiye’ye değil; ABD ve müttefikleriyle çalışmaya meyilli görünüyor” olmuştu. Müslim’in değerlendirmesine göre Şam yönetimi başta ABD olmak üzere Batı’nın adamıydı ve herkes hesabını buna göre yapmalıydı. ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barack’ın bugünlerde yaptığı “IŞİD’le mücadelede SDG birinci güç değil” açıklamasını buradan okuyabiliriz. Ya da Alman ve İngiliz gazetelerinde peşi sıra çıkan SDG’yi eleştiren yazılar da bu eğilimi destekler nitelikte.

Müslim’in ikinci tespiti ise şöyle: “ABD iki tarafın ivedilikle bir anlaşmaya varmasını istiyor. Ancak bu yaklaşım, 'mazlum tarafın zulmü kabul etmesini, zalimin ise hükmüne devam etmesini' isteyen bir noktaya evriliyor. ABD’nin acelesi var.”

SDG güçleri kendilerine iletilen ya da fark ettikleri gerçek karşısında direnmeye çalıştı. Ama bu direniş ABD’nin patronluğunu aşacak ya da ABD’yi yeniden düşünmeye itecek noktaya gelmedi. Bu yüzden SDG güçleri hedefledikleri noktadan oldukça uzak bir noktayla karşılaştılar. Ortaya çıkan bu tablonun kalıcı bir nokta olduğunu söylemek için henüz çok erken. Kürtlerin ve Suriye’de yaşayan diğer halkların kimlik ve statü taleplerinin nasıl karşılanacağı, enerji noktalarının kontrolü, IŞİD kalıntısı cihatçıların alacağı tutum gibi birçok soru varlığını sürdürüyor.

ABD’nin kağıt üzerinde çizdiği planda çok fazla boşluk olmasına rağmen, Güvenlik........

© Birgün