menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güney Kafkasya’da güvenliğin sahipleri

16 0
previous day

22 Nisan 2026’da altı özel ülkenin büyükelçileri, siyaset ve bilim insanları Ankara’da Meyra Palas Oteli’nin büyük salonunda, Ulusal Strateji Merkezi’nin (USMER) çağrısı üzerine kurulan kürsüde bir araya geldiler. Dünyamızdaki, hele bölgemizde yıllardır süregelen çözümsüz gibi gözüken sorunların nasıl konuşulacağını ve çözülebileceğinin bir örneğini yarattılar.

ÇÖZÜMSÜZLÜKTEN MEDET UMANLAR

O kürsüden konuşması gerekenler konuştu.

Söz hakkı olmayanlar yoktu.

Kendini dünyanın efendisi sananlar, çözümsüzlükten medet umanlar yoktu.

O kirli ellerini dünyanın her köşesine uzatanlar, kargaşa çıkaranlar yoktu.

Aynı çatı altına gelmeleri engellenmeye çalışılan altı özel ülkenin cesur diplomatik temsilcileri; Türkiye’nin, bölgemizin ve dünyanın geleceğine ilişkin sorumluluk yüklenen, söyleyecek sözü olan siyasetçiler ve bilim insanları konuştular.

Farklı fikirler vardı. Ama amaç ve yöntem birdi.

Yan yana, omuz omuza oturduk. Hatta bölgenin koşullarına uygun son dakika değişiklikleri ve eklemeleriyle yerimiz biraz dar geldi. Ama kimse yerim dar demedi.

Verilecek doğru yanıtı aradık.

Özgürce.

Aramızdaki sorunları biz kendimiz nasıl çözeriz!

Evet koridorlar açılacak.

Ama nereye? Hangi koridor ve yollar birleşecek?

Sahibi kim olacak? Kimin yararına?

Kararlı… Açık… Net… istikrarlı…

İRAN HER YERDE ÖN CEPHEDE

İzleyici bileşimi de anlamlıydı.

En kalabalık ekiple katılan, cephenin en ön sırasında savaşan İran’dı. Büyükelçi Dr. Mohammad Hassan Habibullah Zadeh’in konuşması da bir o kadar özel ve aydınlatıcıydı.

Rusya’nın dönemin gerektirdiği çok özel nitelikler taşıyan Büyükelçisi yeni atandı. Henüz güven mektubunu sunamadığı için fiziken katılamadı. Ancak Büyükelçilik adına görüşler Başkatip tarafından aktarıldı. Elçilik Müsteşarı notlar tuttu.

Çin Halk Cumhuriyeti de üst düzey bir heyetle katıldı.

TRÇİ HER YERDE GÜNDEMDE

Oturumu yönetenin eski milletvekili olması özellikle tasarlanmadıysa da Vatan Partisi Genel Başkanı’nın da fotoğrafta yer almasıyla tamamlanınca ister istemez izleyiciler arasında TRÇİ İttifakı yorumlarına yol açtı.

Artık bu bir rastlantı değil gibi.

Birçok tartışmada yalnızca siyasi değil, ekonomik, toplumsal ve kültürel sorun ve çözüm tartışmalarında söz dönüyor oraya geliyor. Bizim rüzgâra göre dönen televizyon kanallarındaki tartışmacılar da bile. Rüzgârın şiddetinin haberini oralardan da almak mümkün.

NOTLAR TUTULDU

♦ Türkiye’nin özellikle bölgede ve ilgili alanlarda görev yapmış deneyimli ve bu deneyimlerini hâlâ titizlikle Türkiye yararına hizmete sunan iki diplomatı;

♦ Gürcistan’dan gelen genç ama deneyimli, bölgeyi ve ilişkileri iyi tanıyan, araştırma kurumu yöneticisi bilim insanı;

♦ Azerbaycan’ın yıllardır siyasetin, araştırma kurumlarının üst yönetimlerinde yer almış bilim ve siyaset insanı;

♦ Yıllardır Türkiye’nin özellikle bu alanda güvenliği, refahı ve uluslararası ilişkiler açısından sorunlarının çözümü konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden Silivri’ye, Berlin’den Pekin’e kadar mücadele eden siyasetçileri,

♦ “Acaba bana televizyon ekranı kapanır mı…”, “milletvekilliği önerisi gelmez mi…”, “iş güvenliğim zora girmez mi…”, “etraf ne der”, “YÖK’le bir sıkıntı yaşar mıyım…” gibi yersiz kaygılara kapılmadan korkusuzca düşüncelerini açıklayan bilim ve iş insanları sunumlarını yaparken salonda çıt çıkmadı.

Notlar tutularak dinlendi.

Salondan her çıkan izleyici hani diyorlar ya, “kınından çıkmış kılıç gibi” diye öyle heyecan içindeydi…

Türkiye’den katılan siyasetçileri, bilim insanlarını, kitle örgütü temsilcilerini büyük salonun protokol sırasına sığdırmakta zaten çok zorlandık…

SANKİ YÜKSELEN ASYA’NIN TOPLANTISI

Konuşmacıların yanı sıra birçok ülkeden toplam 20’den fazla diplomat konuk olarak katıldı. Güney Kafkasya’da güvenliğin konuşulacağı, çareler aranacağı konferansımızın çağrısına katılımını bildiren ülkeler de çok anlamlıydı. Rusya, İran, Çin, Gürcistan, Azerbaycan’dan başka Belarus, Venezuela, Bangladeş, Cezayir, Kırgızistan, Tacikistan, Bosna Hersek, Slovenya, Bulgaristan…

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Ermenistan Daimî Temsilcisi Nairi Petrossian, babasının kaybı nedeniyle Ermenistan’a gideceği için katılamayacağını, daha sonra görüşebileceğimizi bildirdi. Ermeni vatandaşımız iş insanı ve siyasetçi Nurhan Çetinkaya bölgenin, özellikle de iki ülkenin yararları açısından olması gerekenleri tek tek somut konulara değinerek dile getirdi. Neredeyse hemen her konuşmacının da Ermenistan Başbakanı Sayın Paşinyan’a çağrıları oldu.

GÜNEY KAFKASYA’NIN GÜVENLİĞİ YALNIZCA BÖLGEMİZİ İLGİLENDİRMİYOR

Belli ki Güney Kafkasya’nın güvenliği yalnızca Kafkasya’yı ilgilendirmiyor.

Doğu Akdeniz ve Karadeniz, Balkanlar… Asya… elbette Suriye, Irak… acil olarak da Filistin… Gazze… hatta Afrika üzerinden Okyanus’un ötesi Güney Amerika ülkeleri… berisindeki Avrasya’nın İspanyası, İtalyası…

BU DÜĞÜMÜ ÇÖZMEK ZORUNDAYIZ

Bu altı ülkenin çözeceği düğüm önemli bir başlangıç olacak.

Bu konferansın sesinin ta Brezilya’dan İtalya’ya, Irak’a, İran, Rusya, Gürcistan’a duyulması, haber olması şaşırtıcı değil.

Hemen anında çevrilip kendi dillerinden yayımlamaya başladılar.

Sonuç Bildirgemiz dört bir yanda okunuyor.

Tehdidin nereden geldiğinin doğru saptanması, tıpkı vaktiyle Gordion’un kördüğümüne doğru noktadan indirilen kılıç darbesi gibi olacak.

Dünya oraya, o çözüme hızla ilerliyor.

O hızı kesenler kenara çekilecek.

Bizden söylemesi!

Daha hızlı koşanlar, hatta koşmak da yetmez turna kuşu gibi rüzgârı en önde göğüsleyenler görev başına gelecek.

Ülkemizde ve bölgemizde güzel günler göreceğiz.

Koridorun sonunda ışık gözüktü.


© Aydınlık