Albümler de tarih oluyor...
“Eski aile fotoğrafları hem görsel anlamda hem de dokunma duygusu aracılığıyla bizi fiziksel olarak geçmişe bağlar. İtinayla elimize alırız bu fotoğrafları, ya da bazen deste deste karıştırırız, ayakkabı kutuları gibi kutulardan darmadağınık vaziyete çıkarır, onlarla oynar, evirir çevirir, okşarız. Onlara sadece dokunmak bile önemli bir iştir, zira fotoğraf canlıdır ve kişi gibi o da içinde bir hikaye barındırır, bir iletinin ipuçlarını taşır… Zira fotoğraf, geçmişteki fotoğrafçıların bakışlarıyla var olmaz yalnızca; bugün bizim ona yönelttiğimiz bakışla da var olmaya devam etmektedir…” der Christina Ulivuccu, aile belleğini yeniden okumayı amaçladığı “ Fotoğrafların Anlattığı” adlı eserinde…
Aile belleğinin en temel ögelerinden biri hiç kuşku yoktur ki albümlerdir… Geçmiş ile gelecek arasında bir çeşit taşıyıcılık görevini üstlenen albümler yalnızca ait olduklarının hikayesini değil, giderek o öznel hikayelerden yola çıkarak bir dönemin tanıklığını da yaparlar. Her bir ailenin farklı düzenlemeler ve de kişisel seçkileriyle oluşturduğu albümler aynı zamanda bizleri “geçmişe dair çoğunlukla yakalayamadığımız ipuçlarını da yeniden değerlendirmeye” davet eder. Kısacası albümler bir ailenin farklı kuşaklarının bir arada olduğu, geçmiş ile gelecek arasında taşıyıcılık görevini üstlendiği için de her dönemde farklı okumalara açık bir bellektir.
Albümlerin de içerdiği yaşanmışlıklarla kuşatılmış fotoğraflar gibi, zamana ve de dönemlere göre değişkenlik gösteren bir öyküsü vardır. Seçilerek........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar