menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bildirim çağında dikkatin parçalanışı

9 0
05.01.2026

Ama durup kendine şunu sordun mu: Bütün bunları yaparken dikkatin gerçekten sana mı ait olacak? Günlerini planlıyorsun, hedeflerini yazıyorsun, peki ya zihnini kim yönetiyor?

Bu satırları okurken bile telefonunun bir köşede durduğunu, ara ara ekrana bakma ihtiyacı hissettiğini tahmin edebiliyorum. Çünkü artık bu hâl hepimize tanıdık. Zihnimiz neredeyse hiç boş kalmıyor; ama buna rağmen çoğu zaman dağınık, yorgun ve odaklanmakta zorlanıyoruz. Yeni bir yıla girerken belki de asıl mesele, daha fazlasını yapmak değil, dikkatimizi parçalayan şeylerle aramıza mesafe koyabilmek.

Bu yazıyı, sana bir çözüm listesi sunmak için değil; birlikte durup düşünmek için yazıyorum. Bildirimlerin, uyarıların ve sürekli bölünen dikkatin sıradanlaştığı bir çağda, zihinsel bütünlüğümüzü nasıl kaybettiğimizi ve bunu neden normal kabul ettiğimizi sorgulamak için. Çünkü 2026’ya girerken kendimize sorabileceğimiz en önemli sorulardan biri şu olabilir: Zamanımı planlıyorum, ama dikkatimi kime teslim ediyorum?

Bir zamanlar dikkatimizi dağıtan şeyler sınırlıydı. Gürültü, kalabalık, aceleyle akan gündelik hayat, beklenmedik kesintiler… Dikkat dağınıklığı çoğunlukla dış koşullara bağlıydı ve bu koşullar ortadan kalktığında zihin yeniden toparlanabilirdi. Bugün ise dikkat dağınıklığı mekândan ve zamandan bağımsız hâle gelmiş durumda. Cebimizde taşıdığımız küçük ekranlar, sessiz ama sürekli müdahalelerde bulunan görünmez bir el gibi zihnimizi parçalara ayırıyor. Bildirimler, uyarılar, titreşimler ve simgeler; önemsiz gibi başlayan ama birikerek zihinsel bütünlüğümüzü aşındıran küçük müdahalelerden oluşuyor.

Günümüzde dikkat artık yalnızca bireysel bir özellik, kişisel bir disiplin ya da irade meselesi değil. Dikkat, ekonomik, politik ve teknolojik bir mücadele alanına dönüşmüş durumda. Dijital platformlar........

© Analiz