Barzani, bölgesel Kürt jeopolitiğinin neresinde?
Anadolu Ajansı Dış Haberler Başmuhabiri Mehmet Alaca, KDP Başkanı Mesud Barzani'nin bölgesel Kürt jeopolitiğindeki konumlanışını ve bölgedeki yeni denge arayışlarını AA Analiz için kaleme aldı.
***
Suriye’de ocak ayı içerisinde Şam yönetimi ile SDG arasında yaşanan baş döndürücü hızdaki gerilim ve anlaşma süreci sadece Suriye sahasının değil, bölgesel Kürt jeopolitiğinin de yeniden hizalandığı bir katalizör oldu. Ancak bu süreçte KDP lideri Mesud Barzani ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) aldığı tutum ve Irak Kürt medyasının söylemi, “Barzani-PKK hattında yumuşama mı var?” sorusunu yeniden tartışmaya açtı.
Bu soru yüzeysel reflekslerle cevaplandığında yanıt, evet. Ancak mesele Kürt siyasal alanının tarihsel rekabeti, liderlik kültü ve bölgesel güç dengeleri üzerinden ele alındığında ise, hayır. Bölgedeki pek çok hadisede olduğu gibi Kürtler arası ilişkileri de duygusal ve ideolojik retorik kalıplar üzerinden okumak yanılgıya düşürür.
Türkiye’de PKK’nın silah bırakma ve feshiyle birlikte demokratik düzenlemeleri de içeren ve “Terörsüz Türkiye” yalnızca Ankara’nın güvenlik doktrinini değil, Orta Doğu’daki Kürt siyasal alanının tamamını etkileyen yapısal bir dönüşümü de tetikliyor. Süreç, Ankara’nın Kürt aktörlerle ilişkilerini ve bu aktörlerin kendi aralarındaki uzun süreli rekabet, çatışma ve işbirliği dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. IKBY’de siyasi yelpazenin tamamı sürece açık destek verirken, özellikle KDP ve Barzani ailesi, 2015’te sona eren çözüm sürecinde olduğu gibi, bu dönemde de “arabulucu” bir rol üstleniyor.
KDP’nin bu sürece dek PKK ile çatıştığı, Irak’ın kuzeyinde Türkiye’nin PKK ile mücadelesinde ortak hareket ettiği ve bu sürede Mazlum Abdi ve SDG ile mesafeli tutum takındığı hatırlanmalı. Ancak süreçle birlikte Ankara’ya en yakın Kürt parti olan KDP bu çatışmasızlık ortamında PKK ve Suriye yapılanmasına yönelik konjonktürel bir yaklaşım geliştirdi. KDP’nin, Ankara’nın PKK ile çatışmadığı ve Kürtlerle barış aradığı bir iklimde örgüt ve türevlerine karşı çatışması beklenmezken sürecin arabulucusu olarak Abdi ve diğer figürleri Erbil ve Duhok’ta ağırlaması ise hem arabulucu rolü hem de bu süreçte IKBY ve KDP’yi Kürt jeopolitiğinin merkezi yapma çabası olarak görülebilir.
Barzanilerin, KDP’ye yakın Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) gibi Kürtlerin de Suriye’de söz sahibi olması yönünde uzun vadeli arzuları bulunuyor. Barzanilerin Suriye’de Şam ve SDG arasında entegrasyon sürecinin başarılı olmasına yönelik söylemi bu nedenle PKK’ya destek değil, oluşacak barış ortamı üzerinden Kürtlerin hak kazancına endeksli.
SDG, Suriye’nin kuzeyinde bugüne kadar ENKS ve Barzani çizgisine güç paylaşımında hiçbir şekilde yer vermedi. Ancak SDG’nin etkisinin kırıldığı ve Şam yönetiminin etkisinin arttığı bir denklemde KDP’nin kendisine yakın Kürt aktörlere yeni Suriye denkleminde kısa vadede de olsa sınırlı bir alan açma ihtimali ortaya çıkıyor.
Bugün IKBY’de başkanlık ve başbakanlık makamlarını ellerinde tutan Barzaniler, Orta Doğu’daki Kürt siyasi hareketlerinin kurucuları arasında yer alıyor. Bu açıdan Mesud Barzani sadece KDP lideri değil aynı zamanda bu bakiyenin önde gelen temsilcisi. Bu açıdan, Barzani siyasal kimliğini, klasik anlamda bir parti liderliğinden ziyade aile, aşiret ve coğrafya temelli bir otorite üzerinden tanımlayan Barzani, bölgesel anlamda Kürtleri ilgilendiren konularda milliyetçi bir söylem........
