menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Balık Hafızalı Toplumların Burnu B.....Kurtulmaz

10 0
01.10.2026

Bir Dünya Raporu Daha...

HOMEROS UYARLAMASI İKİ FİLM TÜRKİYE SİNEMALARINDA 3 MİLYON 700 BİN SEYİRCİYE ULAŞTI...

Truva-Troy Savaşı'ndaki katliamları ve kan gölünü anlatan Homeros, günümüzden yaklaşık 27 ile 28 yüzyıl önce (yani 2700-2800 yıl önce) yaşamıştır...

Anti militarizmin babası Yunanlı filozof Homeros "Savaş Bilinen En Berbat, En İğrenç ve En Fena İnsan İcadıdır" görüşündeydi...Bu yaz bu fikri kusursuz biçimde işleyen "The Odyssey" adlı film (Homeros uyarlaması) Türkiye sinemalarında yaklaşık 1 milyon 900 binden fazla seyirciye ulaştı...Bir başka Homeros uyarlaması "Troy-Truva" filmi 2004'te Türkiye sinemalarında 1.692.458 seyirci bulmuştu...

Yazar William Shakespeare’in tek oğlu Hamnet Shakespeare'in 11 Ağustos 1596'da Veba hastalığından ölümünü konu alan film de Türkiye sinemalarında 600 binden fazla seyirci topladı...

TÜRKİYE 21. YÜZYILDA 1 TRİLYON 600 MİLYAR DOLARLIK DIŞ TİCARET AÇIĞI VERDİ...

Dış ticaret açığı, bir ülkenin belirli bir dönemde yaptığı toplam ithalatın (dış alım) yaptığı toplam ihracattan (dış satım) daha fazla olması durumudur.

ABD, 2025 yılını yaklaşık 900 milyar dolar toplam dış ticaret açığı ile kapatmıştır.  ABD Haziran 2026'da 71 milyar dolar, Temmuz 2026'da 88 milyar dolar dış ticaret açığı vermiştir...Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 21. yüzyılın başından bu yana kesintisiz ve kronik bir dış ticaret açığı yaşamaktadır. Küreselleşme, yerli üretim kalıplarının değişmesi ve güçlü dolar gibi faktörlerle büyüyen bu açık, 2022 yılında yaklaşık 938 milyar dolar ile tarihi zirvelerinden birini görmüştür.

Türkiye'nin 21. yüzyılın başından (2000 yılı) günümüze (2025 sonu itibarıyla) verdiği kümülatif (toplam) dış ticaret açığı yaklaşık 1 trilyon 600 milyar dolara ulaşmıştır...

Yeni bir Economist/YouGov anketine göre, ABD vatandaşlarının „'ü hükümeti yönetenlerin büyük çoğunluğunun yozlaşmış olduğunu düşünüyor.

Fransa'da öğrenciler, öğretmen açığı ve çok kalabalık sınıflar nedeniyle ülke genelinde protesto gösterileri düzenliyor. Başbakan Sébastien Lecornu, öğrencilerin endişelerinin duyulması gerektiğini söylüyor. Cumhurbaşkanı Macron ise bu görüşü paylaşmıyor...

Kanada Başbakanı Mark Carney, LNG Sıvılaştırılmış Doğal Gaz  ihracatını ikiye katlama ve ABD yerine Asya ve Avrupa'daki enerji açığı olan pazarlara enerji sağlama planlarını duyurdu.

Mark Carney, resmen Kanada tarihindeki en yüksek onay oranına sahip...Kanadalıların p'i başbakanı onayladığını belirtiyor.

Kanada, Avrupa Birliği ile yeni türde bir ilişki geliştiren ilk ülke olabilir...

Kanada ve Avrupa Birliği, gerçekten de daha önce hiç girilmemiş bir alana adım attı.

Ursula von der Leyen, "Birliğin Durumu" konuşmasında, Kanada'nın AB'nin ilk "ortak üyesi" olması yönünde bir kapı aralamayı önerdi; bu, mevcut AB antlaşmalarında yer almayan bir statü.

Söz konusu önerinin Kanada hükümetiyle müzakere edilmesi ve nihayetinde 27 AB üye ülkesinin tamamı tarafından kabul edilmesi gerekecek; dolayısıyla siyasi bir davet ile somut bir anlaşma arasında hâlâ uzun bir yol var.

Ele alınan kapsam; savunma sanayii, enerji, kritik mineraller, bataryalar, yapay zeka, kuantum teknolojisi, siber güvenlik ve Arktik bölgesi gibi alanları içerecek şekilde son derece geniş.

Üzerinde çalışılabilecek sağlam bir temel halihazırda mevcut; nitekim Avrupa Komisyonu, CETA'nın 2017'de geçici olarak uygulanmaya başlamasından bu yana Kanada ile AB arasındaki mal ticaretinin yaklaşık u oranında arttığını belirtiyor.

Von der Leyen ayrıca Arktik bölgesini potansiyel bir "amiral gemisi" niteliğinde ortak proje olarak tanımladı; bu proje, kuzey güvenliği, altyapı ve kaynakların Kanada'nın Avrupa ile ilişkilerinde çok daha büyük bir yer tutmasını sağlayabilir.

"Ortak üyelik" nihayetinde ne anlama gelirse gelsin, Avrupa açıkça Kanada'yı, alışılagelmiş ticaret ilişkisinin ötesinde, çok daha yakınında görmek istediğinin sinyalini veriyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Birliğin Durumu" konuşmasında, Kanada'nın AB'nin ilk "ortak üyesi" (associate member) yapılması önerisinde bulundu; bu, AB hukukunda şu anda mevcut olmayan bir statü. Bu fikir, Kanada'yı tam bir AB üyesi yapmaksızın bloğa önemli ölçüde yaklaştıracak; ticaret, savunma, enerji, kritik mineraller, imalat ve yapay zeka gibi alanları kapsayabilecek daha derin bir iş birliğini beraberinde getirecektir.

Bu öneri, Kanada'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne olan yoğun ekonomik bağımlılığını azaltmaya ve Avrupa ile ilişkilerini güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde geldi. Kanada ve AB halihazırda CETA aracılığıyla yakın ekonomik bağlara sahipken, Ottawa aynı zamanda Avrupa savunma girişimlerine de daha fazla yakınlaşmış durumda.

Ancak Kanada henüz ortak üye statüsüne geçmiş değil. Bu kavramın tanımlanması, müzakere edilmesi ve nihayetinde 27 AB üye ülkesinin tamamı tarafından kabul edilmesi gerekecektir. Eğer bu süreç hayata geçirilirse, AB ile tam üyelik hedeflemeyen (veya tam üyelik için uygun olmayan) ülkeler arasında tamamen yeni bir ortaklık modeli oluşturulabilir.

ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa Birliği'ni; Kanada'yı kötü niyetli olduğunu düşündüğü bir yaklaşımla birliğe daha fazla........

© Akdeniz Gerçek