Olup biten her şeye ağlamak istiyor insan!
Gülmeyi uzun süredir unuttuk! Sadece birikmiş bütün acılara, topyekûn ağlamak istiyor insan. Ağlamak, bunca zaman herkesin yaşadığı acıları, kolektif acılarımızı, gelmiş geçmiş şahit olduğumuz bütün kötülükleri gözyaşıyla temizleme çabamız gibi geliyor bana.
Kurda, kuşa, insana, doğaya karşı yapılan her kötülüğe ağlamak, iyi insanların hep beraber yas tutması gibi, güçlendiriyor insanı. Ağlamak sanılanın aksine zayıflık değil, ama, kimsesizliğin, tek başınalığın, çaresizliğin dışa vurumu, bir çeşit iç temizliğidir aslında.
“İnsanın yaşı kaç olursa olsun, ağlarken hep kimsesiz bir çocuktur…” diyor........
