menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ermeni uzlaşmazlığı efsanesi

9 8
05.02.2026

Erivanlı haber platformu CivilNet’in genel yayın yönetmeni Karen Harutyunyan'ın kaleme aldığı yazı:

“Azerbaycan-Ermenistan barışı hâlâ uzak. Taraflar yalnızca Ağustos 2025’te Trump’ın tanıklığında bir taslak metni parafladılar. Azerbaycan, nihaî anlaşmayı imzalamak için yeni ön koşullar ileri sürmeye devam ediyor.

Bu hem Ermenistan içinde hem de dışında kök salmış güçlü bir anlatıyı yineledi: Önceki Ermeni hükümetleri uzlaşmaz, maksimalist ve barışla ilgilenmeyen aktörlerdi; sade mevcut yönetim hayalden vazgeçip Azerbaycan’la uzlaşma yolunu seçme cesaretini gösterdi. Bu anlatı kullanışlıdır ama aynı zamanda yanlıştır.

1990’ların sonlarından bu yana Karabağ ihtilafını çözmeye yönelik tüm ciddî uluslararası planlar -istisnasız- tek bir temel varsayıma dayanıyordu: Karabağ’ı çevreleyen bölgelerin Azerbaycan’a iadesi. Müzakerelerin başından itibaren Ermeni liderler, toprak tavizinin kaçınılmaz olduğunu kabul etmişlerdi. Anlaşmazlık hiçbir zaman bölgelerin geri verilip verilmeyeceği konusunda değil, bunun ne zaman, nasıl ve hangi güvenlik ile statü düzenlemeleri çerçevesinde yapılacağı konusundaydı.

İlk kapsamlı öneriler 1997’de, AGİT Minsk Grubu'nda geldi. Hem “paket” çözüm hem de onu izleyen aşamalı varyantlar, altı ya da yedi bitişik bölgeden Ermeni güçlerinin çekilmesini, uluslararası barış gücü konuşlandırılmasını ve Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesini öngörüyordu. Temel fark, sıralamadaydı: Karabağ’ın nihaî statüsünün çekilmelerle eşzamanlı mı belirleneceği, yoksa daha sonraki bir aşamaya mı bırakılacağı.

1998’de arabulucular, Karabağ’ı Azerbaycan’la bağlantılı bir “devletçik” olarak tasavvur eden “ortak devlet” önerisini sundular.........

© Agos