menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeter ki

4 4
latest

Bu yazı 15 Ocak Perşembe sabahının ilk saatlerinde yazılıyor. Bitirip gazeteye gönderdikten sonra, Fuar’a, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi İzmir 68’liler Platformu ve kentteki yazın örgütleri ile aydınların imecesiyle kotarılacak “124. Doğum Gününde NAZIM HİKMET’i Anıyoruz” etkinliğine gidecek, iki çift söz etmeye çalışacağım.

Gözlerim elbette İzmir’e sesini ve duruşunu eklemiş unutulmazlarımız ağabeylerim Okan Yüksel ve Sancar Maruflu başta olmak üzere, yitirdiğimiz dostları, yoldaşları, değerleri anacak. Ne demişti Yahya Kemal? “Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi / Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.”

İşte üç gün önce tiyatromuzun gerçek emekçilerinden, Ankara Sanat Tiyatrosu ile Ankara Ekin Tiyatrosu’nun temel taşlarından Koray Ergun’u yitirdik. Siz onu sayısız oyundan, filmden, tv dizisinden anımsarsınız. Koray… Kırk yıllık dostum, oyuncum, yönetmenim. En son, Ankara Ekin Tiyatrosu’nda sahnelenen “Memleketimin Kısmeti”nde oynarken rahatsızlandı. Umutla bekledik iyi haberlerini. Ne yazık ki fazla oynayamadığı son oyunu da, onun için yazmıştım. Adını “Tut elimden, düşmeyelim” koymuştuk. Böyle mi olacaktı? Hayatın ve sanatın, ailesinin ve yoldaşlarının başı sağ olsun demek, acımı dindirir mi? Elbette hayır.

Koray’ın acısı kalbimde tüterken, Haldun Beyin hastaneye kaldırıldığını öğrendim. Haldun Bey, Haldun Dormen… Yükünü, derdini, tasasını çok çektim ama bin kere doğsam bin kere yaparım dediğim mesleğim........

© 9 Eylül Gazetesi