AKP ve muhalefeti bir bütünse: Asıl cephe nerede?
Ortalık iyice karıştı. Kaos yolunda koşar adımlarla ilerliyor Türkiye. Ama bunun arkasında başka bir şey var.
Sermayenin “mayıs korkusu”.
1 Mayıs malum, 6 Mayıs Türkiye'nin en güzel üç fidanının idam tarihi, 19 Mayıs çöken bir imparatorluktan bir cumhuriyet çıkarmak üzerine yola koyulan tarih ve 27 Mayıs.. Bu sonuncu mayıs, galiba hâlâ en çok korkulan “sürpriz”.
Sermaye bu korkular altında ve artık iyice derinleşen krizde, tüm tuşlara aynı anda basmaya başladı. AKP bizzat sermayedir; herhalde herkesin malumu.
Ama şunu galiba en baştan söylemek gerekir: AKP ve Reis'i artık Türkiye'yi yönetemez. Paramparça oluncaya kadar yerlerde sürükler. Ankara, bundan sonra böyle. Yazık...
Ancak biz “korkudan” söz ettik.
Acaba bu korkuyla mı Erdoğan'ın Trump'tan CHP'ye yargı operasyonu için izin istediğine inanılıyor?
Arada böylesine “inisiyatifsiz” bir bağlantı köprüsü olduğunu düşünemeyiz. Yani İslamcı iktidar kendisinin bu kadar kolay “bypass edilmesine” pek izin veremez. “Gururlu vasal ruhu” gündemde olabilir. Sonuçta bir ayağı Avrupa'da olan bölgenin kilit ülkesinde dizginleri bir biçimde ellerinde tutuyorlar. Bu büyük ağırlığın kendilerine geniş bir hareket alanı yarattığını, İslamcı da olsalar, görebiliyorlar.
Ama diyelim ki böyle bir izin veya “bilgilendirme” söz konusu. O zaman, ABD çok uzak, ondan çok daha yakın olan Almanya'dan izin istenirdi, eğer istenseydi.
Türkiye'nin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya'nın Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile geçen hafta Berlin'de kucaklaşmadı mı? “Mutlak butlan” kararından birkaç gün önce yani...
Türkiye'nin son 50 yılında dış âlemdeki efendi arayışı, sonuçlanmış görünüyor. 1970'lerin sonuna doğru Türkiye'nin, dış dünyada ve özellikle Avrupa'da Almanya'nın (önce “Bonn Cumhuriyeti” 1989 sonrasında da “Berlin Cumhuriyeti”) uhdesine bırakıldığı biliniyor. Ama bu, açıkça........
