Şehir Hastanesinde bile 'Kara Düzen' kurulmuşsa...
Sağlık sistemi ve şehir hastaneleri projesi Erdoğan’ın en övündüğü icraatlarının başında geliyor.
Nitekim geçen ayın son günlerinde İstanbul’daki bir hastanenin açılış töreninde de, “Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, insanı merkeze alan siyasetimizin en güzel örneklerinden biri sağlıktır.” deyip “sağlık alanında artık farklı bir ligin oyuncusu olduğumuzu” ve “bundan ülkemiz adına kıvanç duyduklarını” söyledi.
Başka?
Sağlıkta ticarileşmeyi eleştirenleri 1960-70’lerin jargonlarına hapsolmakla suçladı... Sağlığın kilit noktası olan personel sayısını ne kadar arttırdıklarını anlatıp bu güçlü insan kaynağıyla yıllık muayene sayısını Türkiye genelinde 1 milyarın üzerine çıkardıklarını vurguladı... Vatandaşların daha önce kaliteli teşhis ve tedavi için yurt dışına gittiğini, bugün ise dünyanın her yerinden insanların Türkiye’ye geldiğini ve sağlık turizmi gelirimizin 2 milyar 200 milyon dolara yaklaştığını kaydetti... Sağlık hizmetinin doğrudan insan hayatına taalluk eden bir mesele olduğunu hatırlatırken de şöyle konuştu:
“Hükümet olarak sağlık hizmetlerinin sunumunda kara düzen çalışan kim varsa, tespit ettiğimiz an gözünün yaşına bakmıyoruz. ‘Daha fazla para kazanacağız’ diye kimse ülkemizin itibarına zarar veremez, vatandaşlarımızın ve misafirlerimizin sağlığını tehlikeye atamaz. Açgözlü muhterislerin Türkiye’nin giderek büyüyen sağlık turizmine gölge düşürmemesi için ne yapılması gerekiyorsa yapıyoruz ve yapacağız.”
Sağlık sistemimizdeki bu muhteşem (!) tabloya gölge düşürmek gibi olmasın ama Erdoğan’ın o konuşmasından sadece iki gün önce, 40 yıllık arkadaşım M.A.’nın........
