İran’da denge arayışı
İran’da protestolar 10 gündür devam etmektedir. Protestoların ilk günlerinde yönetimin ve Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’in özellikle ekonomi alanında yapılan hataları kabul eden açıklamalar yapması, halkla diyalog kurulacağına dair kararlı mesajlar vermesi ve Merkez Bankası Başkanı’nın değiştirilmesi gibi adımlar, sürecin yumuşak bir biçimde yönetileceği izlenimini vermişti. Ancak ilerleyen günlerde bu hoşgörülü yaklaşım yerini rejimin kendini korumaya dayalı daha sert önlemlere bıraktı.
Bu süreçte Şah Rıza Pehlevi’nin oğlu Rıza Pehlevi’nin de sıklıkla mesajları dikkat çekmiştir. Uzun yıllar sonra ilk kez açıkça halka “mücadeleye hazır olun” çağrısı yapmış ve bazı çevrelerden destek bulmuştur. Bu çağrı, bazı çevrelerden destek bulsa da İran’da olası bir değişimin ani ve köklü bir devrimden çok, sistem içi bir dönüşüm biçiminde yaşanmasının muhtemel olacağı görünmektedir. Bu plana göre, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiya’nın tutuklanmaması veya öldürülmemesi durumunda, Rıza Pehlevi’nin koordinatörlüğünde teknokratlardan oluşacak geçici bir hükümet kurulması, ardından seçimlere gidilerek yeni bir yönetimin şekillenmesi ihtimali gündeme gelebilir.
İran’da bir iç savaş ihtimali ise zayıf görünmektedir. Bununla birlikte, etnik grupların özerklik talepleri ülkenin en kırılgan alanlarından birini oluşturmaktadır. Kürt, Beluç, Arap ve Türk kimliklerinin siyasal temsili, gelecekte İran’ın ulusal bütünlüğünü doğrudan etkileyebilecek bir unsur haline gelmiştir. Bu durum, dış güçlerin manipülasyonuna açık bir zemin yaratmaktadır. Ancak Türkler, Beluçlar ve Kürtler tarafından yapılan açıklamalara bakıldığında bu grupların büyük ölçüde federal bir devlet yapısından yana oldukları görülmektedir. Bu tablo, iç savaş ihtimalinin neden düşük olduğunu daha net biçimde ortaya koymaktadır.
İran’da Rejim Değişse de Değişmeyecek Şeyler Var
Öte yandan, İran’da rejim değişse bile değişmeyecek bazı temel unsurlar bulunmaktadır. Mevcut protestolar, toplumsal korku eşiğinin aşıldığını ve rejime yönelik açık bir direnişin ortaya çıktığını göstermektedir. Buna karşın, dini liderin görevi bırakması ya da ülke dışına çıkmasıyla yönetim değişse dahi İran’da güvenlik refleksi, dış tehdit algısı ve karar alma mekanizmaları, güçlü........
