Uluslararası turizmde güvenlik kaygısı
Bu haftaya çok üzücü bir haberle başlamıştık. Etiyopya’nın Tum şehrine yakın kırsal kesiminde safari yapan turistik bir gruba soygun amaçlı açılan ateşte üç kişi ölmüştü. Açılan ateşte yaşamını yitirenlerden ikisi ise bölgede safari gezisine turist olarak katılan Türk iş insanları idi. Aynı olayda kafilenin Etiyopyalı şoförü de öldürülmüştü. Gruptaki başka iki Türk ise saldırıdan son anda kurtulmuştu. Bu feci olaydan sağ kurtulan Türk turistler olayda yaşamını yitiren arkadaşları iki Türk iş insanının bulunduğu safari aracının lastiklerinin isabet aldığını ve bu yüzden kaçamadığını belirterek biraz para ve eşya için bunun yapıldığını söylemişti. Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran ise Etiyopya makamlarının temasları hakkında bilgi vermiş, turistlerin seyahatleri öncesinde gidecekleri bölgeyle ilgili araştırma yapmasında fayda olduğunu aktararak, “Bu amaçla Büyükelçiliğimizle temas kuran vatandaşlarımıza gerekli yönlendirmeyi yapmaya hazırız.” demişti.
Öncelikle saldırıda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı, kurtulanlara da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu yaşanan trajik olay uluslararası turizmde güvenlik kaygılarını da yeniden gündeme getirdi. Uluslararası turizmde seyahat güvenliğinin önemi ve turist tercihleri üzerindeki etkisi bir kez daha ortaya çıktı. Bilhassa dış turizmde güvenlik algısının seyahat karar sürecine etkisi ve küresel güvenlik risklerinin uluslararası turizm talebine yansımaları yeniden tartışılır oldu.
Turist Güvenliği ve Destinasyon İmajı Arasındaki İlişki
Turist güvenliği, bir destinasyonun uluslararası ve yerel ziyaretçiler nezdindeki imajını doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri. Gezginler, gidecekleri yerleri seçerken doğal güzellikler, kültürel miras ve fiyat avantajları kadar kendilerini ne kadar güvende hissedeceklerini de dikkate alıyor. Terör, doğal afet, suç oranları ve sağlık riskleri gibi güvenlikle ilgili olumsuzluklar, destinasyon imajını hızla zedeleyebiliyor. Buna karşılık, güçlü güvenlik önlemleri, etkili kriz yönetimi ve şeffaf bilgilendirme politikaları, turistlerin bir destinasyona yönelik algısını olumlu yönde şekillendirerek tercih edilirliğini de artırıyor. Turist güvenliğine yapılan yatırımların ise sadece kısa vadeli koruyucu önlemler olarak değil, destinasyonun marka değeri ve sürdürülebilir turizm gelişimi açısından stratejik bir unsur olarak değerlendirilmesi gerekiyor.........
