menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yoksa Siz de Zengin Olma Hayaliyle Yoksul Kalanlardan mısınız?

26 0
25.04.2026

“Burada devrim olmaz, çünkü yoksullar, sıradaki zenginin kendileri olduğunu düşünüyorlar.”
— John Steinbeck

Bu cümle bugün her zamankinden daha keskin bir gerçekliği yansıtıyor. Çünkü eşitsizlik artık yalnızca ekonomik bir mesele değil; psikolojik ve kültürel bir sistem haline gelmiş durumda. Dünyanın dört bir yanında milyarlarca insan yoksullukla mücadele ediyor olabilir, ancak önemli bir kısmı kendini kalıcı olarak yoksul değil, “geçici olarak yoksul” görüyor. Zenginleşmenin bir gün kendilerine de ulaşacağına inanıyor. Ve işte bu inanç, tüm eşitsizliklere rağmen sistemi ayakta tutan en güçlü yapıştırıcıdır.

Küresel Gerçek: Servet Yoğunlaşıyor, Umut Yayılıyor

Bugün dünya tarihinde eşi görülmemiş bir servet yoğunlaşması yaşanıyor. En zengin yüzde 10, küresel servetin yaklaşık yüzde 75’ini kontrol ederken, en yoksul yarı neredeyse yok denecek bir paya sahip. Çok küçük bir ultra zengin kesim ise milyarlarca insanın toplam varlığını aşan bir serveti elinde tutuyor.

Ancak bu tabloya rağmen sistem sarsılmıyor. Çünkü eş zamanlı olarak başka bir hikâye sürekli besleniyor: “herkes zengin olabilir.” Sosyal medya, girişimcilik kültürü ve başarı hikâyeleri bu anlatıyı güçlendiriyor. Gerçek ile ihtimal arasındaki çizgi bilinçli biçimde bulanıklaştırılıyor. İnsanlar veriye değil, ihtimale inanarak hareket ediyor.

Türkiye Fotoğrafı: Daha Keskin Bir Ayrışma

Türkiye bu küresel eğilimin dışında değil; hatta birçok açıdan daha keskin bir örnek sunuyor. Servet ve gelir dağılımı üst gruplar lehine belirgin biçimde yoğunlaşmış durumda. Bu, geçici bir dalgalanma değil; giderek kalıcı hale gelen bir yapı.

Gelir tarafında da benzer bir tablo var. Üst gelir grupları toplam gelirin büyük bölümünü alırken, alt grupların payı sınırlı kalıyor. Bu durum yalnızca bugünü değil, gelecek........

© 10 Haber