menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ülkeleri Çökertirken: “Paranın Satın Alamayacağı Kimse, Açamayacağı Kapı Yok” mu?

10 0
yesterday

Bugün dünyada savaşların karakteri kökten değişmiş durumda. Artık orduların karşı karşıya geldiği simetrik savaşlardan ziyade, ticaret, teknoloji, enerji, su, gıda, döviz, tedarik zincirleri, siber alan ve bilgi akışı üzerinden yürüyen asimetrik savaşlara tanıklık ediyoruz.

Bu yeni savaş türlerinde çatışma, çoğu zaman tanklar ilerlemeden, füzeler ateşlenmeden çok önce başlıyor.

Ve bu erken safhada kullanılan en etkili silahlardan biri paradır.

Para; medya satın alır, anlatıyı şekillendirir.

Para; generalleri, istihbaratçıları, bürokratları çözer.

Para; siyasal liderliğin etrafındaki danışmanları, parti ağlarını, kanaat önderlerini yönlendirir.

Para; düşünce kuruluşlarını, akademiyi, sivil toplumu sessizce hizaya sokar.

Kesenin ağzı açıldığında, satın alma gücünün ne kadar yıkıcı olabildiğini tarih defalarca gösterdi.

Elbette para her zaman herkesi satın alamaz. Omurgalı, ahlakı güçlü, kurumsal kültürü sağlam insanlar karşısına çıktığında tablo değişir. O noktada yöntem de değişir.

Satın alamadığını korkutursun.

Korkutamadığını şantajla sıkıştırırsın.

Şantaj işlemezse yakınlarını, kariyerini, itibarını hedef alırsın.

Yalnızlaştırır, itibarsızlaştırır, sonunda ya susturur ya da saf dışı bırakırsın.

Asimetrik savaşın ikinci cephesi işte burasıdır: Psikolojik ve sosyal çözme operasyonları. Paranın yetmediği yerde baskı, tehdit ve itibar suikastı devreye girer.

Modern doktrin artık açık:

Önce elitleri çöz, sonra kurumları felç et, en sonunda toplumu yönlendir.

Irak’ta Saddam rejimi........

© 10 Haber