menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Ekonomi düzelmeden seçim olmaz’sa işimiz zor demektir

21 0
08.01.2026

Geçenlerde Tayyip Erdoğan’ın hala yakın çevresinde olan, köklü ve eski bir Ak Partili kurmayla şans eseri bir yerde karşılaştım. Biraz oturduk, sohbet ettik.

Elbette sohbetin bir bölümü siyaset hakkındaydı. O benden dışarıdan nasıl algılandıklarına ilişkin bilgi/görüş almaya çalıştı, ben ondan Cumhurbaşkanı’nın olası gelecek planlarını sezmek için sorular sordum.

Elbette Türkiye’de siyasetin büyük sorusu bir erken seçim olup olmayacağı, olacaksa ne kadar erken olacağı.

Normalde benim tanıdığım Tayyip Erdoğan erken seçime prensip olarak karşıdır; ancak mecbur kaldığı için erken seçime gitmiştir.

Örneğin pek çok kişi ona 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimi atmosferine daha girilmeden ülkeyi erken seçime götürmesini ve Cumhurbaşkanı’nın meşruiyeti tartışmalı bir parlamentoda Cumhurbaşkanı seçmemesini tavsiye etti.

Daha ortada ne Cumhuriyet mitingleri vardı ne de CHP lideri Deniz Baykal ondan erken seçime gitmesini istemeye başlamıştı. Ama Tayyip Erdoğan bunu kabul etmedi, kendi partisinin tek başına iktidar olduğu ve bir ara üçte iki çoğunluğa kadar ulaştığı, seçimde oyların yüzde 45’inin parlamentoya yansımadığı bir seçimle gelmiş Meclis’e Cumhurbaşkanı seçtirebileceğini düşündü.

Ülkeyi 2007 ilkbaharında seçime götürseydi, ne Cumhuriyet mitingleri yaşanacaktı ne de askerin meşhur geceyarısı sanal muhtırası… Ne 367 diye bir krizimiz olacaktı, ne Ak Parti’ye kapatma davası açılacaktı.

Ak Parti ve Meclis meşruiyet tazeleyecek, Cumhurbaşkanını yine Ak Parti belirleyecek ve siyasi hayat ülkemizde çok farklı akacaktı.

O zaman, göz göre göre gerginliğin üzerine yürüyen ve erken seçime gitmeyen Erdoğan bugün de........

© 10 Haber