menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Toplumun Ekranla İmtihanı

17 0
28.04.2026

Son günlerde markaların şiddet içeren dizilere reklam vermeme kararı aldığını konuşuyoruz. Toplum olarak bu düşünce ve aksiyon için teşekkür ederiz… Ama insan sormadan edemiyor: Yıllarca neredeydiniz?

Üstelik bu soruyu sadece başkalarına değil, kendime de soruyorum. Yıllarca reklamcılık ve marka yöneticiliği yapmış biri olarak…

Hepimizin bildiği gibi ekran sadece içerik üretmez; aynı zamanda değer üretir. Ve markalar, o değerlerin en güçlü taşıyıcılarından biridir.

Hadi yakın geçmişte bizde derin izler bırakan bazı Türk dizilerini hatırlayalım:
Perihan Abla… Sıcak bir mahalle. Herkesin birbirini tanıdığı, kapıların kilitlenmediği, iyiliğin karşılıksız yapıldığı bir dünya.
Ekmek Teknesi… Bir fırının etrafında şekillenen hayatlar; paylaşmanın, sabrın ve birlikte ayakta kalmanın hikâyesi.
Bizimkiler… Aynı apartmanda farklı hayatlar ama ortak bir gerçek: birlikte yaşamak.
Baba… Aile bağlarının, sorumluluğun ve vicdanın sınandığı bir anlatı.

İnsanlar yanlış yaptığında dışlanmaz, düzeltilirdi

Bu diziler kurmaca olmanın ötesinde bir şeydi. Bir toplumsal hafızaydı. Bir değerler aktarımıydı. Yazılı olmayan kuralların, gündelik hayatın içinden süzülerek yeni nesillere geçtiği bir kültürel köprüydü.

Sosyolojik olarak baktığımızda “mahalle kültürü” dediğimiz dayanışma ağını görünür kılıyordu. Bireyin tek başına değil, bir bütünün parçası olarak var olduğu bir düzeni anlatıyordu. Sosyal kontrol; cezayla........

© 10 Haber