İnsan izdir
Teşhis edilen ve tedbiri alınan bir hayatın orta yerinde duruyoruz, aslında yürüyoruz. Zaten biz yüz yıldır yürüyoruz. Binlerce yıllık adımlarımız var, bakışlarımızda, gözlerimizde, öfkemizde ve daha bir sürü şeyde. Her gün ve her an karşılaşma imkânı, mekânı ve zamanı çok bereketli. Vicdanlı olarak ses çıkarmak, ses vermek, sessiz kalmak, serzenişte bulunmak, sersemlemek yani insan olanın hissedip yapacağını bilerek bakmak.
Doğu böyledir derler, baktıkça görürler, bakar geçerler, bakmadan geçerler, geçerken bakarlar veya yani zamanla ciddi ve sıkıntılı bir sorun var. Haklı olmanın tarihi çıkarlarla belgelendiği için herkes bir anlaşmanın çerçevesi. Sonrası veya sonrası olacağı kesintisiz. Zaten doğru sorularla şeş beş olup cevaplarını yutuyor.
Beşer şaşıyor, kendini aşıyor, kendini açıyor, kendine yelken bile açıyor o kadar uzak kaldığı için. Aslında maruz kaldığı için, insan maruz kalınca kararsız kalabildiği için. Bazı duygular çünkü suyu bulandırır ve susuz bırakır. Gün geliyor, gelmeyi gösteriyor, geleceğe bakış atıyor, çevre ve yön birbirinden ayrı........
