Kamu kurumlarında alkolle mücadelede Atatürk döneminden daha gerideyiz
Kamu kurumlarında alkolle mücadelede Atatürk döneminden daha gerideyiz
Son günlerde basına yansıyan haberlere bakıldığında ortalığa saçılan nahoş olaylar kamu kurumlarında uyuşturucu ve alkolle mücadelede farklı bir yol ve yöntem izlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Alkol ve uyuşturucu ile mücadele deyince bazılarının kulakları dikelse de ülke olarak ciddi bir mücadele verilmezse gençlik için çok geç kalınacaktır.
ATATÜRK DÖNEMİNDE KAMU GÖREVLİLERİNE YÖNELİK ALKOL TEDBİRLERİ
Görüleceği üzere Atatürk döneminde yürürlükte olan 788 sayılı Kanun, alkolle mücadelede kamu görevlileri için çok sıkı kurallar getirmiştir. Buna göre sarhoşluğu itiyat haline getirmek memuriyetten ihracı gerektirmektedir.
DEVLET MEMURLARI KANUNU’NDAKİ ALKOL YASAĞI
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D maddesinde, kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiren fiiller arasında göreve sarhoş gelmek ve görev yerinde alkollü içki içmek sayılmıştır.
657 sayılı Kanunda yer alan tek kısıtlama budur. 788 sayılı Kanundaki kısıtlamalara bakıldığında çok sınırlı bir kısıtlama olduğu görülmektedir. Bu konuda 1926’da yürürlüğe giren kanundan geride olmak üzücüdür. Bu nedenle bu konuda acilen bir düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyorum.
DEVLET MEMURLARI KANUNUNDAKİ UYUŞTURUCU YASAĞI
657 sayılı Kanunda uyuşturucu ifadesi geçmemektedir. Ancak 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinde yer alan; “…Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir…” hükmü gereğince uyuşturucu vb. madde kullananlar için de disiplin cezası verilmesi mümkündür.
Hatta uyuşturucu madde kullananlar için Kanunda yer alan; “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak........
