menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir zamanlar Mağusa Bandosu...

27 0
04.03.2026

(Mağusa Suriçi Derneği MASDER tarafından geçtiğimiz Cumartesi günü (28 Şubat 2026) MASDER lokalinde düzenlenen etkinlikte “Mağusa Bandosu” konuşuldu. MASDER lideri Serdar Atai, bu konuda şöyle yazdı:

“Mağusa'da Bando"dedik ve toplandık. İçten, samimi, hikâyelerle bezenmiş bir sohbeti daha geride bıraktık. Bando geçmişte yokluk yıllarımızda varken günümüzde neden yok, nasıl tekrar canlandırılabilir, Mağusa bir bandoyu haketmiyor mu sorularına cevap aradık. Başta saygıdeğer eski Bando Şeflerimiz olmak üzere katılan ve bu değerli tartışmaya katkıda bulunan herkese MASDER Yönetim Kurulu adına tekrardan teşekkürler. Bando yeniden mümkün. Yeter ki doğru bir yol haritası, eylem plânı ve etkin koordinasyonla yola çıkalım...”

Araştırmacı-yazar Ulus Irkad ise, bu etkinlikten aldığı notları bizlerle paylaştı. Ulus Irkad’ın “Bugün Mağusa Bandosu konuşuldu” başlıklı yazısını özetle iktibas ediyoruz. Kendisine teşekkür ediyoruz... S.U.)

Geçtiğimiz Cumartesi günü (28.2.2026) MASDER’de düzenlenen Cumartesi etkinliğinde Mağusa Bandosu konuşuldu...

YILMAZ TANER’İN SÖYLEDİKLERİ

Kıbrıs Türk Flarmoni Orkestrası’nın Kurucusu Yılmaz Taner Bey’in Mağusa Namık Kemal Bandosu hakkında konuşmasına babası Zeki Taner ve Bando’nun önemi hakkında bilgiler vererek başladı. Ona göre bando tek kelimeyle geçiştirilemez. 1939 yılında doğduğunda babasının klarnet sesleriyle büyüdüğünü, babasının 17 yaşında Polis Bandosu’na katıldığını, Zeki Taner’in o günkü kıstlı şartlarda değil de bugünlerde doğsaydı muhakkak uluslararası üne sahip bir sanatçı olacağından bahsetti. Bandonun okul eğitimlerinde de önemli bir rolü, öğrencinin ruhsal yapısının gelişmesine yardımcı olduğunu ama bizim o sıralarda bu eğitimi vermediğimizi, lise çağında bireyin gelişmesine müzik dersinin katkısı olduğunu, müziğin kontrol ve üst denetim sağladığını, bandonun çok sesli bir enstrüman olduğunu, analitik düşünceyi geliştirdiğini konuşmasına ekledi.

Sayın Taner şu konulara parmak bastı:

-Okul bandoları toplumsal kimliği öne çıkarır

-Gençleri kamusal alana taşır

-Ben yok, biz olayını geliştirir

-Müzik eğitimi olarak öğrencilerin odaklanma kapasitesini artırır.

-Bando kollektif güç üzerine inşa edilir…

ALİ ŞENOL’UN SÖYLEDİKLERİ...

Mağusa Bandosu’nu 1970’li yıllarda tekrar oluşturan Ali Şenol Bey ise özetle şöyle dedi:

“Ben Lefkoşa’nın Eylence Bölgesi’nde doğdum. 6 Yaşımdayken Lefkoşa’ya geldim. Yedi yıl konservatuvarda kaldım. Lefkoşa’da birçok konserler düzenledim. 1969-70 Eğitim Döneminde NKL’ye geldim. İlk öğretim ve eğitim dönemim İzmir Konservatuvarı viyolensel öğretmeni olarak olmuştu. Cemaat Meclisi beni Türkiye’ye burslu olarak göndermişti. Kıbrıs’taki görevimi yarıda kesmiştim.  Geriye geldikten sonra ilk tayin edildiğim yer Namık Kemal Lisesi olmuştu. Ben aslında viyolensel sanatçısıydım. Bu olanaksızlıklar içinde bazen Zeki Taner Bando oluşumuna destek vermişti. Ama oraya gittiğimde dağınık bir bando vardı, aletler eksik, bando da çalışmıyordu. İsmet Ezel gibi öğrenciler de istekliydi ve bandoyu kurunca öğretmenlik dışında ben askeri bando şefi de oldum. O dönemlerde müdür Hüseyin Nasıfoğlu ve Mustafa Adaoğlu da bana yardımcı oldular.  Amacımız bu bandoyu çalıştırmaktı. Ben Bando Bölük komutanı oldum. Bana bandoyu çalıştırma teklifi yapıldı. Zeki Taner de zaman zaman çalışmalara geliyordu. Bana “Artık siz buradasınız” dedi. Zorluklarımız olmasına rağmen çocuklar aletlere aşinaydı. Bu benim için daha da kolaylaştırıcı oldu. Ben de bu çocuklarla nasıl, nereden ses çıkarırız diyerek çalışmalara başladım. Çalışmalarımızı Othello’da  yapıyorduk. Öğrenciler arasında, İsmet, Şefik, Boysan rahmetli Ahmet ve Taner gibi öğrenciler vardı. 4-5 sene Lefkoşa’da öğretmenlik yaptıktan sonra müzik konusunda çok kabiliyetli çocuklar olduğu için başarılı oldum. Provalar yaparak Bando’yu toparladım. Hafta sonları Bayrak törenlerine başladık. Ben de, çocuklar da memnunduk. Bando ile askerin yürüyüşlerini de teşvik ettik. Fener alaylarına katılıyorduk. Zaman zaman Namık Kemal........

© Yeni Düzen