menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Veda Konuşması ve Sanata Dair Bazı Düşünceler

28 21
16.02.2026

Kilisede takım elbisesiyle tabut içinde yatan adamın yanı başında duruyordu. Duygu ve anı yüklüydü.

Cemaate seslenmeden önce keskin bakışlarıyla insanları süzüyordu.

Çoğunu tanıyordu. Zor zamanlarda bir araya gelmişler, gaile ve sanatlarını birleştirmişlerdi.

Gür sesiyle konuşmaya başladı. Sözleri yüreğinden çıkıyor ve oradakilerin yüreğine saplanıyordu.

Kilise ilk defa Türkçe sözcüklerle çınlıyordu: “Güzel bir insan ayrıldı aramızdan” diyerek giden dostunun ardından ağıt yakıyordu.

Konuşan Yaşar Ersoy’du. Tabutta yatan ise Kostas Kafkaridis...

Zor zamanlarda birlikte sanat üretmişler, tel örgülerin ayırdığı kitlelere birlikte hitap etmişlerdi.

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu ile Satiriko Tiyatrosu’ndan söz ediyorum...

O zamanlarda tel örgülerden sadece kuşlar ve yılanlar geçiyordu. Onlar bir kamyondan diğer kamyona sahne aktarmayı başarmışlar ve seyircilerin karşısına çıkmışlardı.

Yıl 1987 idi. Siyasal kabilecilik doruklardaydı...

Sanata içkin olan vicdan ve duygudaşlıkla sınırları aşmışlar, siyasal kabileciliğe sağlam bir tokat atmışlardı.

Kabileciliğin cennetine dönüşen ülkede bu, sanatın ilk baş kaldırışıydı.

Eskiden, örneğin 20.yüzyılın başında bir toplumun üyeleri diğer toplumun sergilediği tiyatro oyunlarını izlemeye gidiyordu ama o zamanlar çok gerilerde kalmıştı.

1950’li yıllarda etnik milliyetçilik temelinde yükselen siyasal kabilecilik spor gibi, sanat dünyasını da........

© Yeni Düzen