menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Mi’rac gecesinde hikmet arayışları - 2

10 0
22.01.2026

Mi’rac söz konusu olduğunda en çok sorulan sorulardan biri şudur: “Bu kadar kısa sürede bu kadar büyük bir yolculuk nasıl mümkün olabilir?” Bu soru, çoğu zaman klasik zaman ve mekân anlayışına dayanır. Oysa modern bilim, bu anlayışın mutlak olmadığını açıkça göstermiştir.

Einstein’ın geliştirdiği görelilik teorisi, zamanın her yerde ve herkes için aynı hızda akmadığını ortaya koymuştur. Bir cisim çok yüksek hızlarda hareket ettiğinde, onun için zaman yavaşlar. Teorik sınır olan ışık hızına yaklaşıldığında ise zaman neredeyse durma noktasına gelir. Bu, ilmî bir varsayım değil; deneylerle ve teknolojik olarak doğrulanmış bir gerçektir. Bugün GPS sistemleri bile bu zaman farklarını hesaba katmadan çalışamaz.

Bu gerçeklik, Mi’rac’ın “bir gecede” gerçekleşmesini düşünmek için önemli bir zemin sunar. Elbette Mi’rac bir fizik deneyi değildir; ancak zamanın mutlak olmadığını bilen bir akıl için bu mucize artık “akıl dışı” olmaktan çıkar. İsra ve Mi’rac hadiseleri, klasik fiziğin mesafe ve katı madde algısını yıkan, kâinatın özündeki "bağlantılılık" ve "geçirgenlik" ilkelerini ders veren kozmik birer mu’cizedir.

Bu hadiseleri kuantum fiziği perspektifinden incelediğimizde,........

© Yeni Asya