Teşhisi koyduk; gereğini de yapacağız!
Teşhisi koyduk; gereğini de yapacağız!
Türkiye olarak hepimizi derinden sarsan Urfa ve Maraş’taki her iki olayda da düştüğümüz acı durumu daha net anlamış olduk.
Toplumumuzun en hassas ve dinamiklerinden olan ailenin karşı karşıya kaldığı darboğazı da bu acı olaylarla daha yakından fark ettik.
Bu olaylarda da derdi üzüm olmayanlar konuyu başka taraflara çekti. Kendi duyarsızlıklarını, vicdansızlıklarını başka yere yıkmaya çalıştılar. Bu azgın azınlığı saymazsak tüm toplum gidişatın farkına varmış durumda.
Şimdi sıra devlet-millet, STK’lar ve aileler olarak bir ve beraberce teşhis edilen sorunu çözmeye koyulmaktır.
Ülke olarak son olaylarda ortaya koyduğumuz teşhis:
1- Toplum olarak bizler ve neslimiz maneviyattan hızla uzaklaştı. Allah - peygamber, din - ahlâk ve kadim örflerimize saygı-sevgi gittikçe kayboldu.
2- Aile kavramı yok sayıldı. Bırakın hatırımızda kalan ve iftihar duyduğumuz geniş aile değerlerimiz, çekirdek ailemiz özünden kopmuş durumda. Anne baba-çocuk, büyük küçük arasında sevgi, saygı ve hesaba alma yitirildi.
3- Bir nimet olarak görüp, doğru zamanda doğru ve gereken yerde kullanacağımız teknolojinin esiri olduk. Teknolojiyle her şeye sahip ve kavuşur olduğumuzu sanırken evde, okulda, sokakta ve işyerinde kalabalıklar içinde tek başımıza yapa yalnızız.
4- Aidiyet mefhumu kayboldu. Dinimizi, kıblemizi, maneviyatla yoğrulan doğup büyüdüğümüz coğrafyanın örf, adet ve kültürünü şaşırdık.
Bunun neticesi olarak kim olduğumuzu, varoluş amacımızı, istikametimizi ve nereye yuvarlanacağımızı bilemez olduk.
Dolayısıyla bize ait olmayan ne varsa kulu kölesi ve emir eri olduk.
Son olaylarda........
