Pireyi deve yapabiliyoruz yok yere
İnsanlar ile iyi geçinmeye çalışmak, şu zamanda hayli meşakkatli bir hâl oldu. Pamuk ipliğine bağlı insan ilişkileri. Ceviz kabuğunu doldurmayacak sebeplerden ailede veya insanlar arasında münakaşalar, dargınlıklar, daha ilerisi cinayetler... Kardeş kardeşe darılmış, konuşmuyorlarmış, sebebi neymiş, “bana şöyle şöyle hakaret etti, nasıl eder!..”
Bizlere bu konuda bir "rol-model" olacak Peygamber Efendimiz aleyhisselâtü vesselâm var. O, Allahü teâlânın habibi idi, âlemlere rahmet olarak gönderilmişti. İnsanları cehennemden sakındırmak için uğraştı, en acı sıkıntıları çekti. Türlü hakaretlere, iftiralara maruz kaldı. Neler demediler ki; sihirbaz, şair, mecnun... hâşâ. Taif'te taşladılar, vücudu yaralar içinde kaldı. Ona rağmen bunu yapanlara lânet etmedi, kötü söz söylemedi, "Bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı" buyurdu. O'nun (aleyhisselâm) hayatını okuyup ne belâ ve musibetlere göğüs gerdiğini öğrensek günümüzdeki çıtır çerez şeylere kulak asmayız, ciddiye almayız diye düşünüyorum. Ama tabii nefis taşıdığımız için, o nefsi terbiye etmekte zayıf kaldığımız için zorlanıyoruz. Karşı taraftan duyduğumuz tek bir kelime bile nefsimize ağır gelebiliyor maalesef. Pireyi deve yapabiliyoruz yoktan yere.
Katıldığım bir konferansta duymuştum şu sözü, çok........
